7/10
·96 syf.··
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 21:01
Bazı yerlerde özellikle ikili diyalogları okurken sıkıldığım anlar oldu ama gerçekten okudukça açılan bir kitap. Kafayı define aramakla, büyülerle, tılsımlarla bozmuş olan Efsuncu Baba'ya verilen ince ayar... Son sayfalarında çok heyecanlı ve meraklı bir okur oldum adeta. Anlayana çok ince ve esprili mesajları olan kısa bir hikaye, okumanızı tavsiye ederim ama kesinlikle sonuna kadar gidin.
Efsuncu BabaHüseyin Rahmi Gürpınar · Kızıl Panda Yayınları · 202110,9bin okunma
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Eğer 'Şeker Portakalı' kitabını okumadıysanız, hemen okuyorsunuz! O kadar güzel bir kitap ki... Kitabın içindeki bazı karakterle çok ayar oldum. Ama bazı karakterleri de o kadar çok sevdim. Gerçekten üzülmek istiyorsanız, bu kitabı okuyabilirsiniz. Ama merak etmeyin, bu kitap için üzülmeye bile değer. Kitabı okurken çok üzüldüm ama çok da sevdim. Kitabın hissettirdiği duygular o kadar yoğun ki... Bu kitabı -kesinlikle- size öneriyorum. Ayriyeten bu kitap benim asla değişmeyecek 1. favori kitabım olucak.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,5bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·224 syf.··
2019 1020. kitabı
·
Sıdıka’yı zaten az çok bilen biri olarak kitaba başlarken neyle karşılaşacağımı tahmin ediyordum ama yine de kahkaha atarak okudum. Atilla Atalay’ın o kendine has mizahı, kelime oyunları ve absürt durumları burada da tam dozunda. Günlük hayatın sıradanlığını alıp öyle bir ti’ye alıyor ki, hem eğleniyorsun hem de “gerçekten de böyleyiz” diye düşünmeden edemiyorsun. Sıdıka karakteri yine sivri zekâlı, lafını sakınmayan ve çevresine ince ince ayar veren haliyle çok tanıdık. Özellikle aile içi diyaloglar bana fazlasıyla bizden geldi. Yer yer abartı var ama zaten işin eğlencesi de burada. Mizahı bazen çok ince, bazen de direkt yüzüne çarpıyor. Ancak bazı bölümlerde espriler üst üste gelince etkisi biraz azalmış gibi hissettim. Aynı tempoda ilerleyen metin bir noktadan sonra tekrar hissi yaratabiliyor. Yine de dili o kadar akıcı ki kitap su gibi akıp gidiyor. Genel olarak kafa dağıtmak, gülmek ve biraz da kendimize dışarıdan bakmak için çok keyifli bir kitaptı. Sıdıka’yı sevenler için zaten garanti; tanışmayanlar için de güzel bir başlangıç olabilir. Mizahın dozu yüksek, bol diyaloglu ve eğlenceli bir okuma deneyimi.
SıdıkaAtilla Atalay · İletişim Yayınları · 20081,042 okunma
7/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 156. kitabı
𝐁𝐢𝐫 𝐃𝐞𝐦𝐞𝐭 𝐒𝐞𝐯𝐠𝐢 Herkese Selamlar... Sizlere çok sevdiğim kalemden yepyeni bir kitap ile geldim. Öcelikle kapağına bayıldım. Bu soft renkler ve bu tasarım gerçekten şahane olmuş. Yazarın kalemine aşinayım o duruluk, o anlatım ve o akış gerçekten her zaman beni mutlu ediyor. Ama diğer kitaplarına nazaran bu kitapta duyguları ne yazık ki alamadım. Hızlı ilerleyen bir akış vardı ve karakterler başladıkları gibi değildi. Olaylar çok çabuk gelişti ve nasıl olduğunu anlayamadan sonlandı. Diğer yandan alt tema olarak harikaydı. Hayallerinden vazgeçmeyen bir kadın, sadece doğurmak ile anne okunmayacağını gösteren bir kadın vardı. Nahif ve içimize bir iz bırakacak duru bir hikayeydi. Demet ve Ömer Demet annesi öldükten sonra okulu bırakıp babasına bakmak zorunda kalır. Babası ise eşinin vefatından sonra kendini alkole verip kızına eziyet eder (nedense o baba sonradan bir değişti. Sanki onu zorla çalıştırıp parasını alkole yatıran o değil, arkadaşlarını eve çağırıp kızını tedirgin eden o değil, abisinin oğlu ile evlendirmek isteyen o değil gibi) Demet iş yerinde rahatsizlaninca işten çıkarılır. O akşam babası ile amcasının oğlu ile evelenmesi üstüne yaptığı tartışma ile komşusuna kaçar. Allah'ın hikmeti nasibi ayağına gelir. Komşunun abisinin oğlu evlenmek ister sizi tanıştırayım der. Demet ise kabul eder ve ertesi akşam için karar verirler. Ömer eşi tarafından aldatılan bir askerdir. Beş yaşındaki oğluna eziyet eden ve acımadan sokaklarda bekletilirken o vatanı koruma görevindedir. Bir görev dönüşü ise acı gerçek ile yüzleşir. Annesi bu acıdan felç geçirir (ona da bir ayar oldum başta nasıldı sonra kızı istemede nasıl, kitap biterken nasıldı neyse insanlar değişir diyorum) Oğlu ile yepyeni bir hayat kurmak ister. O gece evde olan amca oğlundan kaçan Demet nasıl olduğunu
Bir Demet SevgiMelek Kaş · Efsus Yayınları · 2024132 okunma
10/10
·400 syf.··
2026 153. kitabı
𝙺𝚒𝚝𝚊𝚋𝚎𝚟𝚒 𝚂𝚊𝚟𝚊𝚜̧𝚕𝚊𝚛ı Herkese Merhabalar... Sizlere harika bir kitap ile geldim. Biz kitap kurtları tabi ki isminde kitap geçen her şeyi ayrı severiz. Hele böyle ponçik kapaklı kitap olunca da bir ayrı severiz. Eee kitabevinde geçince sevilmez mi? Hem de nasıl sevilir bayıla bayıla da okunur. İçeriği ile de harika olunca tabi ki okurdan da 10/10 puanı alır. Okuma tembelliğinden çıkaracak. Eline alınca bırakılmak istenmeyecek şahane bir kitaptı. Okurken eğlendim ve de öğrendim ehhh tabi onların kitaplara ve kitabevlerine bakış açısını ve sahiplenişlerini görünce ister istemez kıyaslamada yaptım. Neyse ben oralara girmeyim hiç. Sözün özü gözüm kapalı önereceğim harika bir kitap. Alın okuyun, okuyun hediye edin. Unutmadan yetişkin okurlar için olduğunu da ekleyeyim. (Ama öyle abartı ve cinsellik dolu değil. Altını çizeyim.) Josie ve Ryan ile tanışın Biri aşk kitapları tutkunu ve kitabevi de öyle diğeri de ciddi edebiyatın tutkunu. Durun şimdi. Kesin aşk okuyan Josie (kadın) edebi okuyan Ryan(erkek) sandınız değil mi? Ama sıkı durun tam tersi. Boston da iki kitabevi olmasına rağmen Ryan, Josie'yi tanırken , Josie Ryan'ı rakip olduklarını öğrenene kadar tanımıyor. Nasıl mı? Ama bu işlerden kâr etmek isteyen dükkanların sahibi tek bir kitapçı yeterli diyerek büyük bir tadilat yapmak istiyor. İkisinden birini seçeceğini satış durumuna göre önündeki aylarda açıklayacağını söylüyor. Onlar için kitaplar bir tutku olunca, aralarında olan rekâbet de daha tutkulu oluyor. Aynı zamanda KitapDostlari adı altında bütün kitapçıların olduğu ama isimlerini söylemedikleri bir platformda yakışıyorlar ama kim kimdir tabi bilmiyorlar. Josie'nin de Ryan'ın da orada çok iyi anlaştıkları birileri var.
Kitabevi SavaşlarıAli Brady · Nox Yayınları · 202633 okunma
Surprise Motherf**kers!
10/10
·719 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
Bu incelemeyi yazmak uzun zaman aldı. Psikolojik olarak o havanın üzerimden kalkmasını beklemem lazımdı. The Butcher's Masquerade belki de serinin şu ana kadar okuduğum EN İYİ kitabı. HALA bu serinin neden bir yayınevi tarafından alınmadığını anlamış değilim. Yani ottan b*ktan o kadar çok şey çevriliyor ki böyle bir harikalar diyarının ısrarla geride kalmasına akıl erdiremiyorum. Uzaylı distopyası ve komedi unsurları içeren böylesine kral bir seri başka nerede var sevgili yayınevi çalışanları? Her neyse... Gelelim biricik Carl ve Donut'ın maceralarına. Beşinci kitap, zindanın altıncı katı; The Hunting Grounds. Namıdiğer Avlanma Alanı. Adından da anlaşılacağı üzere av ve avcı mantığı üzerine kurulmuş, her üç katta bir devasa bir prodüksiyonun zindanı yerinden oynattığı o nadir seviyelerden biri. Carl beyefendinin ilk hamlesi ile kitaba zaten dehşetül vahşet bir giriş yapıyoruz. Yani ilk sayfalardan böylesine yüksek bir aksiyonla başlanılması genel anlamda kitap için bir fikir oluşturuyor. Halihazırda asla aksiyonun bitmediği bir seride aksiyon bu sefer sınırları zorluyor desem yeridir. Biliyorum, şu zamanlarda bu incelemeleri okuyan öyle çok kişi yok. Bir kez daha bunu yayınevlerinin alıklığına veriyorum. Yoksa sekiz kitabı bir hafta içerisinde bitirecek öyle çok manyak var ki... Buraya incelemeleri okuyup kitaplar hakkında biraz da olsa bilgi almak için uğrayacak onca kişi için ben şimdiden tatlı bir girizgah hazırlıyorum kendimce. İyi veya kötü, en azından ben Carl'ın izinden gidiyorum kardeşim. Bir nevi Anarşistin Yemek Kitabı'na bırakılan notlar gibi... Ben de sizin eski zindan gardaşınızım. Gelelim bu kitapta olan genel olaylara. Öncelikle artık diğer gezegenlerden olan uzaylı psikopatlar oyuna dahil olabilecekleri bir alana sahipler. Yani spor niyetine bu
The Butcher's MasqueradeMatt Dinniman · Independently Published · 20221 okunma