yabancı halklar arasındaki gezginlerin bir halkın genel ayırt edici özelliklerini ancak seyahatlerinin ilk gününde doğru kavradıkları gözlemlenen bir şey; halkı tanıdıkça onda neyin tipik neyin ayırt edici olduğunu unutuyorlar. gözleri yakından baktıkça uzağı göremez oluyor. ebeveynler de çocuklarından hiç yeterince uzak kalmadıkları için mi onlarla ilgili yanlış yargılarda bulunuyorlar?
insanlığın daimi faaliyetidir bu, her şeyin içinde yetiştiği ışığının dalgalarıdır; özellikle en yakın çevrede, aile içinde hayat yalnızca bu iyi niyet sayesinde yeşerip çiçek açar.
mutsuz insan, kendisine gösterilen acıma sayesinde bilincine vardığı bu üstünlük duygusundan bir nevi haz azalır; gururu okşanır, hâlâ dünyaya acı verecek kadar önemlidir. bu nedenle acınma arzusu kendinden zevk alma arzusudur, hem de çevresindeki insanların pahasına; insanın kendi sevgili benliğinin düşüncesizliği ile ortaya çıkar.