acı bir tat kapladı dudaklarımı, unutulmuşluğun acı tadı: eğer rüzgar, bastığınız yerlerde bizden kalan son izleri de yok edecekse, neye yarardı yaşamak?
anne, ben artık bir yetişkinim. dünya ile ilgili her şeyi zaten biliyorum. biraz rahatlayıp benimle her şey hakkında konuş. bana ekonomik durumumuzu açıkça anlat, böyle böyle olduğu için diye bana söylersen asla ayakkabı falan istemem. aklı başında, tutumlu bir kız olurum. gerçekten de bu böyle.
doğru umut ve doğru arzulara sahip olmadığımız için azarlanıyoruz, peki ama doğru idealin peşinden koşsak, bu insanlar bize destek olup rehberlik edecekler mi acaba?
"tulumdayken gözüne bir saç telinin girdiği oldu mu hiç?" diye sordu deborah, zaman zaman gözüne bir saç teli ya da toz girdiğinde çektiği sıkıntılar gelmişti aklına. insan ellerini uzatamayınca, bu lanet olası küçük rahatsızlıkları dünyanın en büyük sorun haline geliyordu.
"ben kendim gözümün içindeki saç teliyim," dedi helene sakin bir sesle, "sen de öylesin."