“Kendimi unutma uykusuna bırakmayı istiyordum, bütün kalbimle arzu ediyordum bunu. Keşke unutmak mümkün olsaydı, unutma hali devam edebilseydi! Kapanmakta olan gözlerim, uykunun ötesindeki mutlak hiçliğe ulaşabilseydi ve varlığımı hissedemez olsaydım! Keşke mümkün olsaydı da bir mürekkep lekesinde, bir ezgide ya da rengarenk bir ışık hüzmesinde eriyip dağılsaydı bütün varlığım ve sonra dalgalar ve şekiller öylesine büyüyüp hızlansalardı ki tümden yok olup gitseler, görünmez olsalardı.”
“Bir sözcük kullanıyor ve bir insanı mahvediyoruz, bizim tarafımızdan mahvedilen bu insan o anda, yani onu mahveden sözcüğü kullandığımız anda, bu ölümcül gerçekten habersiz oluyor.”