iki metelik

iki metelik
@ayberkk
Güneş Gözlüğüm
gözlerim kısık gezsem, kaşları çatık sinirli bir adam görüntüsü de versem; otların, ağaçların, bulutların, dağların ve bakışıma sığan her canlının öz rengini görmek katlanılır kılıyor güneş ışınlarını
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
duvarlarım yanaşmış omuzlarıma kulak verir kendine ikna ediciliğim yaşamayı çok sevdiğimden, demiştim kendime günleri en çok aynı hafiflikte severim
Şiir
zaman zaman hepimiz
onun acele hareketleri nereye boşalacağını bilmeyen hafriyat kamyonlarını anımsatıyordu bana. bi yandan kayıtsız gözükmeye çalışan eşkali, yaşadığı bir olaydan dolayı yüreği merhamet dolan emir kulu bir celladın, aşağı inmeye hevesli baltasına engel olamamasıyla aynı çaresizlikteydi.
Edebiyat
Uğultulu bir havanın esrarengiz ve bilinmeyen bir anlamı vardır. Belayı arkasından getirse sırıtmayacağı besbellidir. Tarihi değiştirse olması gerekmiştir. Yine öyle günlere denk gelmiş bir günde, sarının doğaya hakim olduğu mevsimin durağında durmuşken dünyanın bu bölgesi, henüz doğasını bilmeyen, avanak bir genç, kuş bakışı görüntüsü bir buğday yığınını anımsatan ormanın patika yolundan hafif bir sallantıyla yürüyordu. .................. Esintiyi taşıyan bulutlar gençle paylaşıyordu mutluluğu. Havadaki sezilemeyen kasvet, esintinin getirdiği uğultuyla gizlenebiliyordu. Sorumluluktan kaçan ağaçlar sadece dallarını aşağı yukarı oynatmakla kalıyorlardı. Oysaki orta yerlerinden çatlamaları gerekliydi genç delikanlıyı uyarmaları için. Uğultunun getirdiği belaları en çok onlar bilirdi ama onlar gibi sessizleri yoktu. Ceasar’ın ordusu ormanda baskına uğramıştı çünkü onlar gibi sessizleri yoktu.
Edebiyat
bunalımlarımı giysi dolabının arkasına çivilerle yerleştirilmiş karton gibi değerlendiriyorum. içeride birçok kıyafeti barındıran bedeni arkadan gelecek tehlikelere karşı koruyan zayıf bir duvar. bunalımlarıma hiç bu yönden bakmamıştım. ....... ilginç bir şekilde sırt ağrılarım kesildi.
Edebiyat