Ah erkeklerin sevgisine inanmak, onların sadakatine aldanmak! Ne büyük kabahat. Ah zavallı kadınlar! Biz, evlendiğimiz zaman zannederiz ki, bir koca, bir arkadaş alıyoruz. Halbuki erkekler bize o nazarla bakmıyorlar. Onlar, evlendikleri vakit, kadınlarına verdikleri ehemmiyet, satın aldıklanı bir beygir yahut bir arabaya verdikleri ehemmiyetten azdır.
Hiç kimsenin başına yaradılışı gereği katlanamayacağı hiçbir şey gelmez. Diğerlerinin başına gelenler senin de başına gelir, ama diğerleri ya cahillikten ya da zihinlerinin azametini kanıtlamak için sarsılmamış, hiç zorlanmadan katlanmış gibi görünmek isterler. Doğrusunu söylemek gerekirse cehaletin ve kibrin bilgelikten güçlü olması şaşırtıcıdır.
Hiç kimse, her şeyin etrafında dolaşan ve şairin dediği gibi "yerin altında ne olduğunu araştırandan", yalnızca kendi içindeki ilahi zekaya uymanın ve ona gerçek bir saygı göstermenin yeteceğini idrak edemeyip, etrafındakilerin yaşamlarını tahmin etmekle uğraşandan daha zavallı değildir.
Kendi potansiyelini bilmeden yaşamanın talihsizliği, sebepsizce alınan nefesler ve duyumsamadan bön bön bakan gözler... Ne bileyim işte, kendim de kaçırıyorum bazen, üzülüyorum insanlığıma.