Ben seni görebiliyorum ama sen beni göremiyorsun. Asla karşılaşmayacağız ancak bilmeni istediğim bir şey var. Benim zamanım senin zamanınla aynı değil. Bizim zamanımız aynı değil. Peki bunun ne anlama geldiğini biliyor musun? Bu, zamanın var olmadığı anlamına geliyor. Bir kez daha söyleyeyim mi? Zaman maman yok. Yaşam ve ölüm var. İnsanlar ve hayvanlar var. Düşüncelerimiz var. Evren var. Ama zaman yok. Keyfine bak. Şimdi kendini daha iyi hissediyor musun? Ben daha iyi hissediyorum. İşler iyiye gidecek. İyi günler.
İkiyüzlülük içime işlemiş olsa da asla bir sahtekar değildim; her iki yüzüm de yapmacıksızdı; gündüz gözüyle öğrenip ufkumu genişletmeye ya da üzüntü ve acılarımdan kurtulmaya çabalarken ne denli kendimsem, zincirlerimden boşanıp utanca batarken de o ölçüde kendimdim.
En büyük kusurum ise, yaratılışımdaki pek çoklarını hoşnut edebilecek ele avuca sığmaz uçarılığı, ister istemez başımı dik tutmak ve halkın karşısında herkesten daha ciddi yüz ifadesi takınmak zorunda oluşumla uzlaştırmakta güçlük çekmemdi.