Bugünkü yaşayışımız bir insan yaşayışı mıdır? Buna gerçek anlamda bir hayat demek doğru mudur? Öyle zevk adına, yalnız hayvaniyete ilgi duyanlarla yetinmek için bir insan ne kadar ilkel olmalıdır? Yalnız ye, iç, uyu… Ne bir sanat endişesi, ne yepyeni bir heyecan… Ne bir ilerleme ve gelişme emeli… Yalnız horultulu bir uyku…
Çünkü insanlar bu kadar ahlaksızlığa, bu kadar fesada düşünce başkalarının saadetine düşman olurlar ve o saadeti yıkmak için ellerinden gelen fesatlığı yapmaktan çekinmezler.
Eğer ahlaksa bu yalnız kıyafetle şart değildir. Mesela bol çarşaf giyen kadınların içinde kötülükleri yok mudur? Şık bir kadın adap ve terbiye içinde giderken, niçin itiraz maruz kalsın?
Gelgelelim rastlantının matkap uçları elmastandır ve içinde bolca tehlikeli tuzak barındıran kader, hiç umulmadık bir yerden kendine bir kapı bulmayı bilir ve kaya gibi sert mizaçları bile temelinden sarsarak darmadağın eder.