Her gün gördüğümüz, varlığını varlığımızın parçası bellediğimiz birinin ebediyen çekip gittiğine zihnin ikna olması çok zaman alıyor... Sevdiğimiz gözlerdeki parlaklığın söndüğüne, çok tanıdık, kulağımıza çok hoş gelen bir sesin susabildiğine, bir daha asla duyulmayacağına da... Bunlar ilk günlerin düşünceleri. Fakat geçen zaman bu musibetin gerçekliğini kanıtlayınca, kederin asıl yakıcılığı başlıyor.
Gündüzdür benim için gece,
Gecenin karanlığında değilim öyleyse;
Bu koru da dünyalardan yoksun değil,
Benim gözümde çünkü o dünyaların hepsi sensin.
Dünyalar burada bana bakarken
Kim diyebilir yalnızım diye?