Tıpkı sanık gibi, o anın toplumsal gerçekliğiyle kendi arasına mesafe koymadan, karşısına dikilip sorgulamadan, farklı bir yaşam, gözlem, farklı bir sevme ve ölme biçimi üstüne nasıl konuşulabilir? Bugün ile kendi arasındaki bağları germeden, gelecekle nasıl diyalog kurulur?