Aydin Aliev

Zaferin ya da yenilginin geçici olduğunu, en önemli noktanın bunları kullanma şekliniz olduğunu anlayınca, yaşamın içerdiği binlerce çatışmada kendinizi daha dengeli tutabilirsiniz. Tek gerçek son ölümdür. Bunun dışındaki her şey bir geçiştir.
1000k
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Rakiplerinize bakmanıza, sonunda onlara cömertçe davranmanızın daha iyi olup olmayacağına karar vermenize, geri adım atıp onları müttefikleriniz durumuna getirmenize, o anın duyguları üzerinde oynamanıza neden olacaktır. Gözlerinizi herhangi bir karşılaşmanın sonrasından ayırmazsanız, insanlarda bırakacağınız izlenimi düşünürsünüz ve bu izlenim sizi daha fazla görmek arzusuna dönüşebilir.
1000k
Unutmayın ki, herhangi bir girişimde yalnızca kazanmayı ya da kaybetmeyi, başarılı ya da başarısız olmayı düşünmek çok tehlikelidir. İleriye bakmak yerine aklınız çalışmayı durdurur. O anı duygular yönettiğinden kazanmanın bencil bir sevinci, kaybetmenin ise kederi ve acısı vardır. Yaşama daha akıcı ve stratejik bir açıyla bakmanız gerekir. Hiçbir şey mutlak sona ermediğinden herhangi bir şeyi bitirme biçiminiz bundan sonra yapacaklarınızı etkileyecek ve hatta saptayacaktır. Bazı zaferler hiçbir sonuca doğru gitmediğinden olumsuzdur; bazı yenilgiler ise ders alındığından ya da uyandırma zili olarak görüldüğünden olumludur. Bu tip akıcı düşünme biçimi, sonlandırma eyleminin niteliğine ve havasına stratejik bir vurgu yapmanızı sağlayacaktır.
1000k
Gerçekten de, eski deneyimler üzerinde derinleşen incelemeler, ülkelerin "zafer" hedefiyle savaşı sürdürmek yerine, mücadelenin durgun bir anından yararlanıp anlaşma yoluna gitselerdi amaçlarına daha kolay ulaşmış olacaklarını gösteriyor. Tarih ayrıca çoğu olayda savaşan ülkelerin devlet adamlarının barış "dokunaçlarında" psikoloji unsurlarını daha iyi anlamış olsalardı, daha yararlı barışlar yapacaklarını da göstermiştir. Duruşları genelinde her iki tarafın boyun eğer gibi görünmekten çekindiği tipik aile içi münakaşalara benzer olmuştu; sonuçta içlerinden biri barışmaya yakın durduğu zaman bunu çok soğuk bir dille anlatır ve bu arada karşı taraf yanıt vermeyi ağırdan alır. Bunun nedeni biraz kibir ya da inatçılıktan kaynaklanır, ama biraz da böyle bir yaklaşımı, sağduyunun geri dönüşü yerine zayıflama belirtisi olarak almaktan kaynaklamr. Böylece en önemli dakika geçer ve çekişme her iki tarafa zarar vererek devanı eder. Her iki taraf da aym çatmm alımda yaşamayı sürdürmek zorunda olduğundan devam etmek çok ender yarar sağlar. Bu ilke aile içi çekişmelerden çok modem savaşlara da uygulanabilir, çünkü ülkelerin sanayileşmesi servetlerini birbirinden ayrılmaz duruma getirmiştir. STRATEGY, B. H. LIDDELL HART, 1954
1000k
Eğer sonrasını hesaba katmadan yalnızca zafer üzerinde yoğunlaşırsanız, barıştan yararlanamayacak kadar yorgun düşersiniz. Bu arada barışın, bir sonraki savaşın mikroplarını taşıyan kötü bir barış olacağı da kesindir. Bu dersi destekleyen sayısız deneyim vardır. STRATEGY, B. H. LIDDELL HART, 1954
1000k