Eda

Lütfen bu kitabı abartmama izin verin !!!
Puan vermedi·224 syf.··
2026 5. kitabı
Merhaba Macar Edebiyatı meraklıları !!!! Defalarca kez çok sevdiğimi söylediğim bir yazarı incelemeye geldim : Magda Szabo … İnsana bahşedilmiş onlarca, yüzlerce duyguyu yaşarken tanımlayamaz ve belkide ifade edemeyiz. Kelimler tarife uymaz , kalıplar hep bir eksik kalır. İçe döneriz olmaz, bağırırız ama kimse anlamaz. Edebiyat varlığını işte tam da burada gösterir. İnsana bahşedilen tüm o duyguları bir an olsun dışardan gözlemletir ve evet hatta hissettirir. Okurken edebiyatın gücünü gösteren kitapları , yazarları işte bu sebeple ayrı bir seviyorum Magda Szabo’da o yazarlardan biri. Her satırında kelimelerin ötesine geçiyor ve kendinizi bambaşka bir dünyada buluyorsunuz . Karakterlerle yaşıyor onların hislerine kendinizi kaptırıyorsunuz. O yüzden de bir noktada anlatılan hikaye ne olursa olsun asılolana yöneliyorsunuz : İnsanı anlamaya… Bir aile hikayesi üzerinden anlayış olmadan sevginin de yetersiz kalabileceği gerçeğiyle yüzleştiriyor bizi yazar. Bu sevginin türü anne-çocuk da olsa karşı cins de olsa fark etmiyor. Sevdiğimiz insanları sevgimizi göstermek için fedakarlıklar yapmamıza , kendimizi harap etmemize gerek olmadığını anlıyoruz. Çünkü belkide sevgi gösterilecek bir şey değildir. Sevgi derin bir anlayış ve kabullenme biçimidir. Saçımızı süpürge ettiğimiz ve kendimizden ödün verdiğimiz ilişki türleri bu yüzden bize içten içe sağlıksız gelir. Üstelik böylesi bir ilişki biçimi her iki tarafa da yük olur. Fedakarlık yapan yorulur karşı taraf ise bu fedakarlığın ve çabanın altında ezilir. Çünkü sevginin doğallığı yoktur. Göreve dönüşmüş adeta ezici bir denge barındırır içerisinde. Evet İza ve annesi Etelka … Kuşak çatışması olarak görülse de sevginin yanlış kodlanmasının sonuçlarını okuyoruz… Öte yandan arada kan bağı ve dolayısıyla bir sorumluluk
1000Kitap
Iza'nın ŞarkısıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 20245,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·64 syf.··
2026 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 16:08
Selammmmm Bir günde bitecek , sayfaları Akarca’sına çevirdiğiniz bir kitap önermeye ve incelemeye geldim. 60 sayfa ve okumaya doyamadığım öğrenci kız bitecek diye yavaş yavaş okudum. Ben içe dönük anlatıları çok seviyorum. Hele samimi ve gerçekçi olunca sanki kafamın içi okunuyormuş gibi hissediyorum. Genç olmaya başlayan ( yaşı belirtilmemiş ) bir kızın iç dünyasını anlatıyor Dazai. Bir günde geçiyor tüm bu iç dünyasının akıntısı. Sabah gözlerini açtığı andan uyuyana kadar yaptıklara , düşündüklerine tanık oluyoruz. İnsanlarla kurduğu bağ, dünyayla arasındaki ilişki ve kendisiyle olan iletişimi çizilmiş sayfalara.. Hepimizin bize ne olduğunu anlamaya çalıştığımız gençliğin ilk adımlarında yaşadığımız ve düşündüğümüz birçok konuya değinmiş. Bir bebeğin emeklemeye başladığı dönemlere benzer gençliğe ve yetişinliğe adımlar . Zordur ve aynı zamanda hemen olup bitmez. Bu dönemleri anlatan çok güçlü bir metindi. Bir günde geçmesine rağmen kitap bana bu hisleri tekrar anımsattı. Üstelik içsel konuşmanın çok tatlı bir haliydi. Ruh halinin düşüncelere yansıdığı yer yer kopuk ama tam olarak bu kopuklukların gerçekçi kıldığı eseri okurken hiç bitmesin istedim. Çok sevdiğim yazarın daha önce “ insanlığını yitirirken” adlı kitabını okumuştum. İnsanı insana anlatmakta başarılı bir yazar . Ve bu kitabında da aynı hisle okudum Karakterle kolayca özdeşim kurup , istemeye istemeye hızlı bitireceğiniz bir kitap arıyorsanız önerimdir . Çok okuyunuz , siz de görünüz Öğrenci KızÖğrenci Kız
1000Kitap
Öğrenci KızOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202213,6bin okunma
Biraz zamanınız var mı ?
Puan vermedi·304 syf.··
2026 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 01:33
Selam vakti olmayan ama vakitten başka bir şeyi de olmayan okur . Benim de birçoklarınız gibi zamanla ilgili kaygılarım var. “ yaaa onun üstünden o kadar geçmiş mi ?” Ya da “ nasıl cuma gününe geldik zaman ne hızlı” vb. Cümlelerle de bu kaygıları sık sık dile getirirken buluyorum kendimi. Elbette zamanın göreceli bir ilerleyişi var; beklerken geçmez ama mutluyken bir kelebek gibi konar ve uçar. Fakat sevgili okur dostum sen de yetişkinlik hayatında bambaşka bir zaman tanımıyla karşılaşmadın mı ? Bu kitabı okumadan önce tanımlayamadığım bir zaman algısı vardı. Fakat yeni bitti ve meğerse benim zamanım emiliyormuş ya hatta kendi icat ettiğimiz sistem yapıyormuş bunu . Sevdiğim insanlara ayırdığım vakit azalırken ekran sürem 32 saat olmuş. İş, sorumluluklar ve haftada biriki arkadaş buluşması derken sürekli parmaklarımın arasından kayan zamana üzülürken buluyorum kendimi. Üstelik gayet kaliteli de etkinlikler yapıyorum. Haftada iki pilates iki tenis, kitap toplantıları…. Sadece reels kaydırdığım bir hayatım yok fakat olay bu da değil tabiki.. Anlam dostlarım… zamana yüklediğimiz ve anı yaşarken aldığımız keyif. Zamanın akışına kendini kaptırmak ama aceleye getirmeden . Saniyeleri dakikalarla çarpıp bölmeden. Haftalık plan defterine robot uysallığı ile boyun eğmeden. İnsanca ve biraz da çocukça …. Yazar bu felsefeyi ve eminim herkesin kendine göre yorumlayacağı mesajları harika bir kurgu ile sunuyor. Karakter ve yazarın anlatma şekli o kadar masalsı bir hava veriyor ki kitap hiç bitmesin istedim. Doyamadığım bir metindi. Okumanın ne büyük bir zevk olduğunu hissettiğim bir deneyim oldu Momo. Ara ara da tekrar dönüp okuyacağım. Üstelik her yaş aralığına da hitap ediyor. Tavsiyedir canım dostlarım :) MomoMomo michal Michael EndeMichael Ende
1000Kitap
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,1bin okunma
Son zamanlardaki en büyük iyiliğim :)
Puan vermedi·184 syf.··
2026 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2026 23:56
Merhaba 1000 kitapta gezinen herhangi biri , merhaba okuyacak kitap arayan ve çareyi buralarda gezinerek arayan o arkadaş. Son zamanlarda insanlara yapabileceğim en büyük iyiliklerden biri zannediyorum ki bu kitabı önermek. Sevdiğim şeyleri abartırım ve bu kitabı çok sevdim. Fakat yine de elimden geldiğince makul olmaya çalışacağım :) Öncelikle Amin Maalouf’un daha önce Senerkant adlı kitabını okumuştum. Okuyanlar zaten içi giderek anımsayacaktır. Okumayanlar içinse ; yazarın inanılmaz bir anlatım gücü olduğunu söyleyelim. Yazarın konu seçimlerinin etkileyici ve çok can alıcı yerlerden seçildiğini fark ediyoruz evet ama zaten öyle bir anlatım şekli var ki bir gün de neler yaptığını bile yazsa kapılarak okuruz gibi geliyor bana. Kitaba gelecek olursak ; Anlatıcı ve ana karakter arasındaki diyaloglardan takip ediyoruz hikayeyi. Böylece sanki biri yanı başımıza oturmuşta soğuk kış günlerinde kestane yerken anılarını anlatıyor gibi hissediyoruz. Adının Türkçe anlamı İsyan olan karakter hikayesini en baştan hatta daha dedesinden anlatmaya başlıyor. Böylece savaşların insanların yaşamlarına etkisini karakterlerinde var olan güçleri nasıl ortaya çıkarttıklarını görüyoruz. Savaş bir gerçek evet kötü bir gerçek ama bu gerçeğe karşı durulan noktada karakterin etkisi ne ? Yani kötülüğü ortaya çıkartan insanlar , ondan beslenenler veya ona karşı duranlar . İşte bu düzlemde Isyan’ın hayatını okuyoruz. Bu anlamda düşündürücü bir temada duruyor öykü. Aynı zamanda karakterin hazin hikayesini de çok gerçekçi vermiş. O kadar etkinlendim ki gün içinde sık sık r insanın başına bunun gelmesinin ne kadar kötü olduğunu düşündüm . Hatta kendimi haksızlığa uğramış hissettim . Karakterle özdeşim kurmamak imkansız. Duyguları, karakterleri ve hikayeyi öyle içselleştirdim ki uzun süre
Alıntı
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,1bin okunma
Yaşayası geliyor insanın
Puan vermedi·144 syf.··
2025 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2025 01:47
Merhabaaaaa Düşlük kıraathanesi okuma kulübümüzün kasım ayı kitabı okur kendileri… Biz üzerine bol bol konuştuk fakat biraz da 1000 kitaba fikir almaya gelenleri aydınlatmak istiyorum. Bana animasyon izliyormuş hissi verdi ( animasyonu da var bu arada) o yüzden farklı bir okuma deneyimiydi. Kitap 133 sayfadan oluşuyor amaaaaaa Mutluluk seçilebilir mi ? Mutsuzluk bir tercih sonucu kolaya kaçmak mıdır ? Gibi sorularla öyle güzel düşündürüyor ki iç dünyanızda ağırlığı elinizdekinden fazla oluyor . Felsefik olarak “yaşamak” ya da “yaşayabilmek” zemini üzerinde koştuğunuz bir okuma deneyimi sunuyor. Ben bu anlamda kitabın mutluluğun bulaşıcı olduğu mesajı üzerinde durmasını çok sevdim. Çünkü her tarafta negatif olayların, şikemperver insanların dolaştığı şu günlerde umudun, mutluluğun etrafı renklendirebileceğine olan inancımı arttırdı. Bu hem çevremdeki insanları tekrar gözlemlememe hem de kendimi gözden geçirmeme aracılık etti. Kitaba tekrar dönecek olursak distopik bir dünyada intiharın normalize edildiği ve umutsuzuluğun kol gezdiği bir şehirde intihar malzemeleri satan bir ailenin hikayesini anlatıyor. Ailenin en küçük çocuğu devrimci bir ruhle tüm normları alaşağı ediyor. Tanığı olduğumuz bu devrim süreci boyunca da bizi düşünmeye yönlendiriyor. Kitaptaki bina isimleri , karakter isimleri inanılmaz iyi seçilmişti. Zekice ve düşünülerek yazılmış olduğunu okura hissettiren anlardı. Kıssadan hisse tadında keyifli bir yolculuktu. Ölmeden önce okunması gerekenler arasında Tavsiyedir a dostlar okuyun okutturun :) İntihar Dükkânıİntihar Dükkânı
1000Kitap
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,6bin okunma