Disaridan dayatilan manevi bir darbenin uzantisi olan aci sekil degistirmek ister; planlar yapip bilgi toplamaya calisarak onu buharlastiracagimizi umut ederiz; sayisiz baskalasim evresinden geçmesini dileriz, çünkü bu, aciyi oldugu gibi korumak kadar cesaret gerektirmez; acimizla birlikte uzandigimiz yatak bize daracik, sert, soguk gelir.
“… zekamız ne kadar keskin olursa olsun, kalbimizde yer alan tek tek duyguları algılayamayız; çoğu zaman uçucu halde var olan duygularımız, onları ayrıştırabilecek bir olgu tarafından katılaştırılmadıkları sürece kendilerini belli etmezler.”