Her şeyi kendi haline bırakmanın, hayatın bana cömertçe sunduğu zevk ve mutlulukların tadını telaşlanmadan çıkarmanın en iyi şeyi olduğu sonucuna vardım.
Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum. Bilseydim, o mutluluğu koruyabilir, her şey de bambaşka gelişebilir miydi? Evet, bunun hayatımın en mutlu anı olduğunu anlayabilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu. Derin bir huzurla her yerim saran o harika altın an belki birkaç saniye sürmüştü, ama mutluluk bana saatlerce, yıllarca gibi gelmişti.
Genç ve masum düşünceleri, hayatın getireceği, hepimizin bazen gözyaşlarıyla bazen gülümseyerek yaşamak zorunda olduğumuz bilinmezliklerde dolaşıyordu.