Biz insanlar birbirimizden ne kadar farklı olduğumuzun, dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış olmamızın hiçbir önemi olmadan farklılıklarımızı keşfedebilir ve bu farklılıklar hakkında konuşabiliriz.
Eğer "özgür"bir edim benden ve önceki benden değil de hiç yoktan var olarak ve kendini basitçe bana iliştirerek ortaya çıkan katıksız bir yenilikse, ben ve önceki ben bundan nasıl sorumlu olabiliriz? Övgü ya da suçlamayla ödüllendirilecek kadar uzun süre ayakta kalabilecek kalıcı bir karaktere nasıl sahip olabilirim?
Bilinç ve düşünme tamamen beyninizin ve sinir sisteminizin fiziksel bir ürünü olduğuna ve beyniniz de doğduğunuzda tamamen ebeveynleriniz tarafından damgalandığına göre, size özgür bir iradeye sahip olduğunuzu düşündüren nedir? Özgür irade size nereden gelecek?
Kant özgürlüğün cesaret gerektirdiğine inanır, çünkü yolunu bulmak için başkalarına güvenmek çok daha kolay ve rahattır. Yerleşik inançları yeniden düşünmek, alışılagelmiş davranış tarzlarının dışına çıkmak zor, eski alışkanlıkları devam ettirmek ve başkalarının bizim yerimize düşünmesine müsaade etmek ise kolaydır. Şu da var ki başkalarına güvenme eğiliminin bizzat kendisi müzmin bir alışkanlık haline gelebilir ve bu durumda akıl hocalarının ve ehil olarak görülen insanların yol gösteriliciğini bırakıp özgür bir şekilde kendi anlayışımızı kullanmak daha da zor bir hal alır.
Akıl her şeyi doğa yasalarına göre açıklamak zorundaysa, bunun doğrudan sonucu olarak [ipso facto] kendisini de doğa yasalarına göre açıklamak zorundadır; doğayı açıklayan özne , açıkladığı doğa ile transandantal ilişkisinde herhangi bir ayrıcalığa sahip değildir.Ancak bu şu anlama gelir: Aklın, doğal güçlerin ( güdüler ve arzular gibi) etkisine tâbi olduğu ve böylece otonom olmadığı gösterilebilir.