Gündelik telaşlar sıradanlaştırıyor bizi.
Hayat başımıza geldikçe “biz” olmaktan çıkıyoruz sanki. Şimdi herkes öyle diyor ya: “Life happened.”
Yazar da öyle demiş romanında. Türkan tam da öyle bir karakter işte — başına hayat gelmiş bir kadın.
Kitap iki bölümden oluşuyor ve sayfalar boyunca Türkan’ın düşüşüne, sonra yeniden ayağa kalkışına tanıklık ediyoruz. Onunla birlikte hem yoruluyoruz hem de umut ediyoruz.
Ve kitap biterken Türkan şöyle diyor:
“Bu insanlar bana verilmemişti; ben onlara doğmamıştım. Onları yeryüzünde arayıp bulmam gerekiyordu.”
Ah… Ne kadar da haklıydı.