Gerçek sevgi, sevebilme yeteneğini başkalarına bir şeyler verebilme yatkınlığını geliştirir. Bir kişiyi gerçekten sevmek, onun kişiliğinde tüm dünyayı sevmek demektir.
Gerçek şu ki, insanın doğasında "sahip olmak" ile "olmak" eğilimleri birlikte bulunurlar. Ayrica yaşamda kalma güdüsü de, "sahip olmak" duygusunu iyice güçlendirir. Ama yine de, bencillik ile tembelliğin insandaki başta özellikle oldugu fikri yanlıştır. Çünkü insanlarda doğumla birlikte getirilen ve en derinde yatan istek, "olmak" eğilimidir.
Belki de "sahip olmak" güdüsünün böylesine güçlü olmasının nedeni, ölümsüzlük duygusunu tatmin etme konusundaki etkinliğidir.
"Kendini" sahip olduğum şeylerden oluşan bir bütünlük olarak kabul edersem, onların yok olmazlığı, benim ölümsüzlüğümü sağlayacaktır.
"Sahip olmak" eğilimindeki bir insan, mutluluğu başkalarına üstün olmakta, gücünün bilincine varmakta ve son aşamada fethetme, soyma ve öldürme yeteneklerinde bulmaktadır. "Olmak" ilkesinde ise mutluluk sevgide, paylaşmada ve vermededir.