Ayhan Karaca

Ayhan Karaca
@ayhan1977
Eğitim
üniversite
izmir
10 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Anadolu leoparı artık dağlarımızda görünmüyor. Yarın bir başka tür ve bu zincirin son halkası ise insanoğlu olacak.
Doğa ve İnsan
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Tevhid mücadelesi esnasında efendimizin en önde gelen özelliklerinden birtanesi de cesareti, zorluklar karşısında yılmaması idi. Onun şecaatindeki asıl gaye ise bir kahraman olarak ortaya çıkmak değildi. Amacı,Allah’ın adını yüceltmek, onun mesajını paslı sinelere duyurabilmek,İslam’ı ve inananları İslam düşmanlarına karşı korumaktı.
Sayfa 147·Kitabı okudu
Ben bir gürgen ağacıyım. Sarp bir kayanın dibinde yeşermeye başladım. Uzaktan bakıldığında bir kibrit çöpünü andıran incecik bedenim günler, geceler, aylar ve yıllar boyunca gelişti. Her fırtınada, sağanakta, sallanır, titret ve üşürdüm. Bedenimi soğuk bembeyaz karların kapladığı zamanlarımda oldu, çamurlu, kahverengi sellerin köpüklü sularında köklerimin çıkıp savrulacağımdan korktuğum zamanlarımda. Kurt seslerinin yankılandığı uzun soğuk kış gecelerinde, yapraklarımızı döktüğümüz o anlarda tüm ormanı karanlıkla beraber bir korku kaplardı. Uzun kış gecelerinde adeta fırtına, rüzgâr ve yağmur tüm ağaçlarla oyun oynardı. Bizleri ıslatır, tümümüzü bir sağa bir sola savurur, tuhaf ve korkunç sesler çıkartarak korkuturdu. Bazı yaşlı ağaçlar ve genç sürgünler bunda etkilenir, dalları savrulur, kökleri sökülürdü. Taşlar bazen yerinden oynar, dallar çatırdayarak kırılırdı. Kolu kanadı altında yetiştiğimiz asırlık, babacan gürgenler bile uğultular çıkartarak savrulurlardı. Ben ise dibinde hayat bulduğum sarp kayalığın eriyip ufaldığı yıllar boyunca serpildim, geliştim, yeşerdim. Dünyaya ilk geldiğimde başımın üstünde esen yeller yıllar geçtikçe belime dolanmaya başlamışlardı. Toprağı sapasağlam tutan derin köklerim, üzerinde bulunduğum bereketli toprak parçası, güneşi tam ve karşıdan alan ince kabuklu açık kurşuni bedenim… Bir gürgen ağacının olabileceği en güzel hale gelmiştim. Çevremde kestane, kayın, meşe, sandal ağaçları… Etrafımda sürgün vermeye başlayan küçüklü büyüklü gürgenler. Etrafı saran çiçek kokuları içerisinde giyindiğimiz yeşilin bin bir tonuyla baharı karşılardık. Üzerimizden sürü sürü, çığlık çığlığa geçen göçmen kuşlar bazen dallarımıza tüner, dinlenir ya da yorgun sesler çıkartarak geçer giderlerdi. Allı morlu gelincikler, nazlı çiğdemler, sümbüller,
Sayfa 11 - Baygenç yayıncılık·Kitabı okudu
Edebiyat
Sahabe, peygamber efendimizi hayatta iken ve peygamber olarak gören mümin kimselerdir. Peygamberimizin yapmış olduğu mücadeleye gerek mallarıyla gerekse canlarıyla destek vermişlerdir. Bu uğurda çok farklı fedakârlıklar içerisinde olmuşlar, yeri geldiğinde vatanından, evlad-ü ıyâlinden ayrı kalmak zorunda kalmışlardır. Onlar İslam’ı din olarak seçtikten sonra peygamberimize sonsuz bir sevgi ve saygı ile bağlanmış ve büyük bir teslimiyet içerisinde dinlerini yaşamışlardır. İslamiyet’in yüceltilmesi ve bu günlere ulaşmasında sahabenin yeri çok önemlidir. Onlar yapılan tüm tehdit ve baskılara rağmen seve seve ve bilerek İslam’ın içerisinde olmuşlardır. İçlerinde toplumun hatırı sayılır bazı kişileri olmakla beraber ilk müminler genel olarak zayıf insanlardan oluşuyordu. İman edip peygamberimizin yanında yer aldıklarında ise her türlü fiili ve sözlü saldırıya uğrama ihtimallerinin olduğunu da biliyorlardı. Yaşadıkları sıkıntıları Allah’ın rahmetine bir vesile olarak görmüşlerdi ve hep sabrederek yaşamışlardı. Bu uğurda yaralar almayı, hatta ölmeyi bile seve seve göze almışlardı. Ve bu uğurda yeri geldiğinde canlarını feda etmekten de geri durmamışlardı. Fedakârca yaşamaları sebebiyle de Kur’an-ı kerimde vasıfları anlatılmış ve övülmüş bir topluluktur onlar. Fahri kâinat efendimizin ifadesiyle: “Hangisine uyulsa yol gösterici birer yıldızdır.” Çünkü onlar sıradan bir insanın göremeyeceği şeyleri yaşamış, azim, kararlılık sebat ve kahramanlık gibi vasıflarında en eşsizlerini bizlere sunmuşlardır. Günümüz insanı ile değerlendirildiğinde şaşılacak derecede farklı özellikleri bulunan; infakları, hayâları, ibadetleri, hicretleri ile belki de dünya üzerinde bir daha rastlanmayacak bir devrin inananları idi onlar. “Hangisine uyarsanız doğru yolu bulursunuz” nebevi müjdesine
Sayfa 21 - Baygenç yayıncılık·Kitabı okudu
Tarih
Şu an önümde duran bu eski akordeonun belki bana söyleyecekleri vardı. İhtimal çok hüzünlü, derinden yaralayan bir hikâyeydi bu. Bu eski sazendenin anısına saygı duymalı, onu dedikoducu insanlar gibi bir kahve keyfine meze yapmamalıydım. Başkalarının acılarını bin bir gece masalı dinler gibi dinleyemezdim. Sadece bir kez konuştuğum, birkaç kez selamlaştığım eski bir müzisyenin, eski bir dostun acıklı sonunu, alın yazısını artık öğrenmek istemiyordum. Ben o yaşlı sanatçıyı nefes nefese sesler çıkararak icra ettiği enfes musikisi ile hatırlamıştım hep ve bunun hep böyle kalmasını arzu ederdim. Bazen aklıma gelirdi, yaşlı annesi ile mutlu olduğunu umut ederdim. Mutluluk… Ah mutluluk… O çoğu zaman gerçekleri sevmez. Anlatılacak gerçekler yaşlı sanatçıya dair tüm hayallerimi yıkacaktı belki de. Oysa o benim aklımda en güzel haliyle yaşamalıydı. Gerçekler kimin umurunda, insan bazen hayalleriyle yaşamayı ister…
Sayfa 15 - Baygenç yayıncılık·Kitabı okudu