Ama Köy Enstitüleri iki yıl mezun verdi, Türkiye'de çok partili döneme geçildi. Muhalefet halkın gözünü açan, ona bilgi öğreten, üretim artırıcı, yapıcı insan yetiştiren eğitimi propaganda gereci yaptı. Toprak ağlarının temsilcisi adaylar köylülerin kendi okullarını kendilerinin yapması yöntemini sömürdü. Bunlar 1950'de iktidara gelince, 1951'de Köy Enstitülerini kapattılar. Eski öğretmen okullarına dönüldü. Çoğunluğun haberi yoktur, buradan haber vereyim, şimdi öğretmen okulları da yoktur; her türden bol bol lise var; en çok da ezberci İmam Hatip lisesi...
Bunlardan yetişen gençler her dersi biliyor, ama ezberlenmiş bilgiler. Hiçbirinin elinden iş gelmiyor. Büyük çoğunluğu devlet aylığına göz dikmiş, devlet iş vermezse işsiz; işsizleri çoğaltan liseler...
Köy Enstitülerinde öğrenim beş yıldı. Yarım gün kültür, yarım gün tarım ve sanat dersi görülürdü. Tüm dersler uygulamalı idi. Enstitülerde ezbercilik yoktu. Köy çocukları köye ve kendilerine yarayışlı bilgileri iş eğitimi ile öğrenirdi. Akıncı bir ruhla yetişen gençler köye gidince orayı benimser, şehre dönüp gelmezdi. Köylü halkla bir tür yaşam ve yazgı birliği içinde oraya kök salardı. Tonguç'un dediği gibi artık köy öğretmeninin mezarı köyde olacaktı.
"Gençlerinizi değil kendinizi suçlayın. Nasıl yetiştirirseniz gençler öyle olur. Peki, siz gençleri nasıl yetiştiriyorsunuz? Bir hiç olarak. Anneler sürekli ev işleri ile, mutfak, temizlik ve çamaşırlarla meşgulken babalar memuriyet, ticaret ve diğer işlerle uğraşır, akşamları da meyhane ve gazinolarda oturup kâğıt oynarlar. Çocuklarla hiç oynamazlar. Onlara ayıracakları vakitleri yoktur. Ayrıca onların gözünde çocuklarla ilgilenmek eziyetten ve sıkıcı bir işten başka bir şey değildir.
Çocukları ile sohbet etmezler. Çocuklarının hayatları ilgilerini çekmez. Boş vakitlerinde onları biraz sevip ellerine şeker ve oyuncak verip şöyle söylerler:
'Haydi çocuklar! kendiniz oynayın!'
"Hakikaten de kahramanlar, büyük şahsiyetler bir şimşektir fakat halk kitleleri ne kil yığınları ne de saman yığınlarıdır. İçinden şimşeğin parladığı bir buluttur onlar. Bulut ancak elektrik yüklü ise şimşek çakar. Lakin içerisinde elektrik olmayan bir bulut şimşek oluşturmaz. Böyle bir bulut sadece bir su buharı birikintisidir. Halk da öyledir: Karakterinde kahramanlık öğeleri ihtiva ediyorsa içinden büyük şahsiyetler, kahramanlar çıkabilir. Eğer halk kitleleri sadece soğuk bir sisten ibaretse hiçbir güç içlerinden şimşeğin çıkmasını tetikleyemez."