Ayımça

Ayımça
@ayimcahan
"Ben keyif aramıyorum. Tanrı'yı istiyorum, şiir istiyorum, gerçek tehlike istiyorum, özgürlük istiyorum, iyilik istiyorum. Günah istiyorum." "Aslında," dedi Mustafa Mond, "siz mutsuz olma hakkını istiyorsunuz." "Öyle olsun," dedi Vahşi meydan okurcasına, "mutsuz olma hakkı istiyorum." "Eklemek gerekirse, ihtiyarlama, çirkinleşme ve iktidarsız kalma hakkını da istiyorsunuz; frengi ve kansere yakalanma haklarını, açlıktan nefesi kokma hakkını, sefil olma hakkını, sürekli yarın ne olacak korkusu içinde yaşama hakkını ve her türden ağza alınmaz acıyla işkence çekerek yaşama hakkını da istiyorsunuz." Uzun bir sessizlik oldu. Sonunda Vahşi, "Hepsini istiyorum," dedi. Mustafa Mond omuzlarını silkti. "Hepsi sizin olsun," dedi.
Sayfa 238 - İthaki
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Aman Ford'um," dedi Helmholtz enişeli bir sesle, "sen gerçekten hasta görünüyorsun, John!" "Mideni bozan bir şey mi yedin?" dedi Bernard. Vahşi başıyla doğruladı. "Uygarlık yedim." "Ne?" "Zehirledi beni uygarlık; kirlendim. Sonra da," diyerek daha alçak bir sesle ekledi, "içimdeki kötülüğü yedim."
Sayfa 239
"Mavi irislerin suluboya resminin neden camsız olduğunu ve pencerenin neden sadece yarı açıldığını, camın neden kırılmaz olduğunu biliyorum. Onların korktuğu kaçmamız değil. Fazla uzağa gidemeyiz zaten. Onları korkutan şu diğer kaçışlar, kendi içinde kesici bir şeyle açabileceğin."
Sayfa 20 - Doğan Kitap
"...Zaman geçtikçe tasfiyenizi, yerinizden edilmenizi, işkencenizi ve bunun sadece iş, bunun sadece politika olduğunu, hatta dünyanın işleyişinin bu olduğunu, hayatın zor olduğunu ve kişisel bir şeyin söz konusu olmadığını söyleyenlerle başa çıkmak zorunda kalırsınız. Onları siktir edin. Kişiselleştirin."
Sayfa 182 - İthaki
"...Yalnızca küçük insanlar adaletin ellerine acı çeker; erk sahipleri tek bir hareketle her şeyden sıyrılmayı bilir. Eğer adalet istiyorsanız, bunun için savaşmalısınız. Kişiselleştirin. Elinizden geldiğince zarar verin. Mesajınızı herkese iletin. Böylece bir dahakine daha çok ciddiye alınma şansınız olur."
Sayfa 182 - İthaki