Ü. Z.

Ü. Z.
@ayinedar
"Dağın doruğu ile dağın derini arasındaki mesafeden başka nedir ki insan; derininde kor tutmuş haller, doruğunda ıssızlık bilgisi." B. Keskin
Adem'in yaratılışından bugüne kadar, yani insanın varlık sahnesine çıktığı andan itibaren doğru olan bir yasa vardır, o yasa da şudur: Önce insanın ihtiyacı vardır. Sonra insan refaha erişir. Daha sonra refah boşluk ve anlamsızlığa dönüşür, boşluk ve anlamsızlık isyana, isyan ise zahitlik ve öznelcilikle sonuçlanır.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnsanın yeryüzünde halifesi olması demektir; beşer olması değil insan olması. (...) İnsan ise tüm tabiatın aksine hem başkaldırabilen hem seçebilen hem bilgi ve bilinç kazanabilen hem de tabiata karşı yaratabilen bir varlıktır. Bu işi Allah mutlak düzeyde yaparken insan da kendi nisbî düzeyinde yapar.
İnsanın varoluşu ona yalnızca verilmemiştir, ondan istenir de. İnsan varoluşundan sorumludur ve kendisiyle ne yapmış olduğu ona sorulduğunda cevap vermekle yükümlüdür. Bu soruyu ona soran kendi yargıcıdır, yani kendisi.
İnsanlar mutluluğu bulmak isterlerken kendileriyle narsisistik bir biçimde ilgilenmenin çıkmazında buluyorlar kendilerini.
Oysa güç, sahip olmakla değil, yoksunluklara tahammül edebilmekle gelişir.