YERLEŞİK YABANCI Kiminin dikenleri vardır, Katlanamaz üstüne. Hep dikine durur Delmemek için gövdesini. Kiminin yoktur bir tek kemiği, Doğrulamaz ayaklarının üstünde. Ona göre varsa yoksa kendisi, Dürülüdür ütülü bir mendil gibi. Ben eğilmem gündüz ama, Geceleri kanatırım kendimi. Ben bir söz söylediğim zaman, Kendine küçük bir pıtrak edinir. Çok sürmez anlar başına geleceği, Çarşılarda, pazarda ondan selam kesilir. Ben birini sevdiğim zaman, Göğünü durmadan genişletir. Ama herkes rahattır kozasının içinde, O sevgi artık kimsesizdir. Ölsem ayıptır, sussam tehlikeli; Çok sevmeli öyleyse, çok söylemeli.
Şiir
Öğretmen ve öğrenci olanlar baksın saadece
Şimdi öğretmen varsa aranızda ayıptır sorması yarım puan bakın tam puan değil yarım puann ile bırakmanız mantıklımı soylermisiniz ödevim fln tam herşeyim yaa beni okula çağırman hangi akla mantığa uygun yaa yarım puan ver geçir işte niye takıyorsun bana yaaa. Buna cevap istiyorum öğretmenlerimiz bizim değişimiz ile hocalarımız
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
belki bir sevgilin vardır ayıptır söylemesi ama hâlâ hasretim sana
Alıntı
eski zaman zarafeti...
"O bana mektup yazardı, ben ona yazamazdım. Elin kızının evine mektup mu gönderilir, ayıptır. Yaşadığı şehirde bir gazete çıkardı, ben o gazeteye şiirler yazardım. Herkes şiir diye okurdu ama Mihriban bilirdi ki kendineydi o mektuplar.” | Abdurrahim Karakoç, Mihriban
o bana mektup yazardı ben ona mektup yazamazdım. elin kızının evine mektup mu gönderilir? ayıptır! yaşadığı şehirde bir gazete çıkardı. ben o gazeteye şiirler yazardım. herkes şiir diye okurdu ama mihriban bilirdi ki aslında kendisine mektuptur onlar. #AbdurrahimKarakoç
Edebiyat
"O bana mektup yazardı, ben ona yazamazdım. Elin kızının evine mektup mu gönderilir; ayıptır. Yaşadığı şehirde bir gazete çıkardı, ben ona gazeteye şiirler yazardım. Herkes onları şiir diye okurdu ama MİHRİBAN bilirdi ki o şiirler, aslında ona yazılmış mektuplardı." Abdurrahim KARAKOÇ