Yeşil Mürekkep Osman Balcıgil’in Yeşil Mürekkep kitabı, Sabahattin Ali’nin yaşamına ışık tutarken, onun eserlerine ve düşüncelerine bakış açımı derinden etkiledi. Ali’nin romanlarındaki karakterlerin gerçek hayattan esinlendiğini görmek, anlatılan hikâyelerin ne kadar güçlü bir arka plana sahip olduğunu fark etmemi sağladı. Ancak daha çarpıcı olan, o dönemde yaşanan siyasi çatışmaların, baskıların ve üreten insanın ezilişinin bugün de devam etmesi… Yıllar geçse de, bu düzenin değişmemesi bir mağlubiyet gibi hissettirse de, belki de önemli olan bu döngüye rağmen düşünmeye, sorgulamaya ve anlatmaya devam etmek. Yeşil Mürekkep sayesinde Sabahattin Ali’nin eserlerine olan ilgim daha da arttı ve özellikle Kuyucaklı Yusuf başta olmak üzere bazı kitaplarını yeniden okuma isteği duydum. Çünkü Sabahattin Ali gibi isimler, unutulmadıkça ve okunmaya devam ettikçe, bir şeylerin değişme umudu da hep var olacak.
Yeşil MürekkepOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20166,5bin okunma
Kitabı okumaya başlar başlamaz kendimi buldum içinde. Çünkü ben de bu hayatta en değerli öğretmenimi ALS hastalığından kaybettim... Hastalığın aşamasını adım adım yaşadım. Ve kitabı kapattığımda hüngür hüngür ağlıyordum
Martin Eden'den sonra Jack London'un okuduğum 2. Kitabı. Kitabı okuduktan sonra bir kez daha anlıyoruz ki; sevginin iyileştiremeyeceği canlı yok. Ehlilleşmek için ihtiyacımız olan tek şey sevgi aslında.
Kitabı okurken gözümde "Hayat Güzeldir' filmindeki çocuk canlandı hep. Kitabın sonunu okuyunca bir süre kendime gelemedim. Ve böyle bir son hiç beklemiyordum.
En son hangi kitabı ağlayarak bitirdim hatırlamıyorum. Kitabın ilk yarısı günlük tadında biraz durağındı belki ama baştan sona hayat dersleri verecek bir kitaptı bana göre.