Hepsi, başka kadınların ve erkeklerin attığı kıyafetleri giyiyordu, bu kıyafetler yamalardan ve başkalarının bireyselliklerinin parçalarından oluşuyordu ve başlı başına hiçbir özellikleri yoktu. Yürüyüşleri, ayrı bir ırkın yürüyüşüydü. Sanki sonsuza dek rehinciye gidiyorlarmış gibi kendine özgü bir inatla köşeyi dönüyorlardı.
İnsan bir yeri ardında bırakır bırakmaz affetmeye başlıyor; denebilir ki bir mahkum, serbest bırakıldıktan sonra hapishanesine karşı merhamet göstermeye başlar.
Çin edebiyatına attığım ilk adım olan Yaşamak, soluksuz okuduğum, çok etkileyici bir deneyim oldu benim için. Yoksulluk, açlık, savaş ve ölümlerle örülü bu romanda Yu Hua, okuyucuya çok yoğun duygular yaşatıyor. Okuyanın çok uzun süre etkisinden çıkabileceğini sanmıyroum. Daha detaylı incelemem için: aylasever.com/yu-hua-yasamak