Aylin

Aylin
@aylbutun
29 Ocak
62 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Akışımın vizyonsuzluğuna ithafen
Bir zamanlar bu platform, kitapların dünyasında kaybolmayı seven insanlar için sade, samimi ve odaklı bir platformdu. Ancak son zamanlarda bu atmosfer hızla değişiyor. Platform, sosyal medyanın yüzeyselliğine ayak uydurmak adına yönünü şaşırmış durumda. Peki, sorun nedir? Sorun şu: Her platform sosyal medyaya benzemek zorunda değildir. Kitap okuyan insanlar, zaten bu hızlı ve yapay akıştan uzaklaşmak için kitaplara sığınıyor. 1000Kitap gibi platformlar da bu sığınaklardan biri olmalıydı. Ama şimdi o da bir “içerik pazarı”na dönüşüyor. Oysa edebiyat, içerik değil; iç dünyadır. Görsellik değil, anlamdır. 1000Kitap ’ın bu yeni hali, “daha çok kullanıcı, daha çok etkileşim” mantığıyla büyümeye çalışırken özünü yitiriyor. Oysa büyümek her zaman iyi bir şey değildir; bazen sadelik, gerçek derinliği getirir. Kitaplarla kurulan o samimi, sessiz bağ; algoritmalarla şekillenen, dikkat ekonomisine kurban edilen bir şeye dönüşmemelidir. Kendi hedef kitlesine uygun, kitap kültürünü ve edebi düşünceyi destekleyecek türde yenilikler getirilmeli. Örneğin yazar-okur buluşmaları için dijital etkinlikler, tartışma panoları, kitap kulübü öneri sistemleri gibi içerikler gerçekten işlevsel olurdu. Ama ne yazık ki bunun yerine popüler olanı taklit etmeyi tercih ettiler. Belki artık şu soruyu sorma zamanı gelmiştir: Biz kitapları mı paylaşıyoruz, yoksa kitaplar aracılığıyla kendimizi mi pazarlıyoruz? 1000Kitap
1000Kitap
Aylin
kesinlikle katılıyorum. siteye şikayet de oluşturdum kalitesi git gide bozuluyor maalesef dikkate alınmıyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
gerçekler değişir
1/10
·152 syf.··
2021 1. kitabı
Kitap, eşcinsellerin sapık olduğu savı üzerine yazılmış. Adler benim de çok sevdiğim psikoloji biliminin kemik isimlerinden sanıyorum ki dönemin şartlarından dolayı eşcinsellerin hormonal zeminleri olmadan, aile ve ilk yaşantı deneyimleri sonucu bastırılan davranışların cinsellik ve sex ile ortaya çıkması düşünülmüş ve sapık, sapkınlık olarak yorumlanmış. Çağdaş yaklaşımlara ve DSM 5 psikopatolojik tanı kitabına göre eşcinsellik hastalık olmaktan çıkarılmış ve kişisel normal, kişisel yönelim, cinsel kimlik olarak kabul görmüştür. Ben de mesleki çalışmalarımı bu bilimsek bilgi çerçevesinde sürdürüp, eşcinselliği hastalık olarak görmediğim için kitabı okurken çoğu yeri atladım, yazılanları önemsemedim kısaca bu kitapta gerçek olmayan kuramsal varsayım ve o çerçevede yapılan vaka çalışmaları yer alıyor. Psikoloji uzmanı olarak benim için zaman kaybıydı.
1000Kitap
Eşcinsellik ÜzerineAlfred Adler · Say Yayınları · 2020182 okunma
Aylin
Ben de bir psikolojik danışman olarak okudum. Yorumunuza katılıyorum. Zaman kaybı olarak değil de 20. Yüzyılın ilk yarısında eşcinselliğe bakış açılarını, dönemin zihniyetini anlamış olduk diye yorumlayalım.