Size hayatın karanlık olduğu da söylendi ve siz de bezginlik içinde bezginler tarafından söylenenleri tekrarlıyorsunuz. Ben de diyorum ki bir dürtü olmadıkça hayat karanlıktır gerçekten ve bilgi olmadıkça tüm dürtü ler kördür. İş olmadıkça tüm bilgiler boşunadır ve aşk olmadıkça tüm işler boştur...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yüreklerinizi verin, fakat teslim etmeyin birbirinizin eline. Çünkü bir tek hayatın avucuna sığar Yürekleriniz.
Birlikte durun ama yapışmayın birbirinize. Çünkü ayrı durur tapınağın sütunları. Hem birbirinin gölgesinde büyümez meşeyle selvi.
Hazırım gitmeye, arzum yelkenlerini fora etmiş, rüzgarı beklemekte. Bu durgun havada son bir soluk daha alıp, son bir kez daha bakacağım arkama sevgiyle.
Kitabın sonunda umarım vakit ayırdığınıza değmiştir yazıyor fakat ne yazık ki ben değer bulmadım.
Piraye kitabında ki karakter ile bir çok benzer yönleri var hatta kendini tekrar var diyebilirim. Keşke en azından Piraye kadar katkısı olsaydı :(
Okurken klasik Türk yaz dizilerinin içinde buldum kendimi. Normal hayatta asla olmayacak tesadüfler ne hikmetse bu kitapta ki arkadaşı her defasında bulmayı başarıyor. Yetmez gibi her gittiği yerde en sevilen en ön plana çıkan kişi. Ve olmazsa olmaz tabiki herkes ona aşık. Birde "arkadaş olarak görüyorum" ile başlayan klişe girişler. Baştan sonra hep umut içinde okudum bu klişeler ve gereğinden fazla abartılar son bulur da normal ve gerçek hayattan başarılı bir kaç satır ile karşılaşırım diye ancak başladığı gibi devam etti.
Mutlaka beğendiğim kısımlarda oldu ancak 500 sayfaya yakın bir kalınlıkta ki kitap için bunları yetersiz ve zaman kaybı olarak görüyorum.
Yüreğim Seni Çok Sevdi