Kimilerinin her şeyin bittiğini sandığı, kimilerinin de yeni bir hayatın başladığına inandığı yerde, yüksek duvarlarla gözlerden gizlenmiş eski bir mezarlığın sessizliğinde Aynalı Baba.
Varlığını bilinmezlik toprağına göm. Gömülmeyen şey sabit olmaz. Dünya sûretlerinin bulaştığı ayna nasıl parlar? Huzura girmeden önce tevbe sularında yıkan kader teneffüs ettiğin her nefeste seninle. Kendine uzaktan bakmayı öğren. Hicret ve niyetin kimin için? Bir gece yarısı uyandığında yatağından kalk, şöyle yıldızlara bir bak düşün… Madem ki içinde bulunduğun yer, konuştuğun kimse sana feyz vermiyor terk e mâni olan ne? İbadet ve taat ile neşveli değilsen zaten ölüsün. Marifetin mukabili inkar, ilmin mukabili cehalettir. Melâl içindesin. Ne ki senden alınmıştır, o senin hayrınadır. Merak ve endişe içindesin. Demek ki hakikati göremiyorsun. Karamsarlığın kaynağı ışıktan uzak durmaktır. Bidayeti parlak olanın nihayeti de parlaktır. Gönül eri garîb olmaz.
(Ataullah İskenderî'nin Hikem-i Ataiye'sinden ilham ile)