Aynur

Aynur
instagram: aynurce
PAU-postgraduate
Sivas
24 okur puanı
Mart 2018 tarihinde katıldı
Karın Ağrısı
10/10
·524 syf.··
Beğendi
·
2024 117. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2024 21:40
Kemal ve Füsun’un, Kemal’in ona duyduğu yoğun takıntılı aşk sonrası açığa çıkan cinsel aşkın bastırılma, yaşanma ve hayatlarının akışını değiştirme aşamalarını Kemal’in gözünden, onun diğerleriyle olan ilişkileriyle birlikte, uzun cümlelerle tartışılan bekâret sorunu da fazlasıyla yer kaplıyor. Yeşilçam sinaması oyuncularıyla anlatılan hikayelerde kafanızda ünlü artistler canlanıyor, bu o diyorsunuz! ( Kitap üzerine okuyanlar ile konuştuğumda aynı şeyleri onlarda dikkat etmişler). Aşk, evlilik, arkadaşlık, aile ve mutluluk hakında Nişantaşı’nın yeni zengin burjuva sınıfı insanlarının, 1975’den 1990’ların ilerleyen yıllarına kadar olan yaşamlarını, çarpıcı İstanbul tasvirleri ile gözünüzde dönemini yaşatıyor Orhan Pamuk . Kemal’in bakış açısı ve anlatılması ile olayları sadece tek pencereden görebiliyoruz. Bu romanı kısa bir inceleme içinde özetlemeye ve değerlendirme çalışmakta oldukça zorlanıyorum. Kitabı beğenip beğenmemeniz sadece hikayeye bağlı değil, hisleriniz ve yaşanmışlıklarınızda fazlasıyla etkili olacaktır. Satır aralarını ve alt metni okumanızda etkili olacaktır. Birazda hisler ve satır araları ile ilgili devam etmek istiyorum. Gizemden-esrardan, aşka, hayal kırıklığına, umuda, çaresizliğe ve hırsa, tüm hisleri içimizde hissedeceğimiz şekilde kelimelere dökmesi Orhan Pamuk ‘un Kemal’i Fyodor Dostoyevski ’nin yazdığı bir karakter gibi. Kemal karakteri çok gerçekçi ve hissettiği duygu durumları okuyucuya geçiyor; * orda olmadığını bildiği halde (Sevdiğinin) onu hatırlatıp acı çektiren silüetler. * Zamanında yapmak istediklerini (birlikteyken sevdiği ile) neden bunuda yapmadım keşke yapsaydım yaşadaydık pişmanlığı. Yaşamındayken kıymetini bilemediğini fark ettiği anının acısı. * karnında ağrı ile yaşayanlar Kemal’in ağrılarıyla kendi ağrılarını hatırlıyor olacaksınız. * bir
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,5bin okunma
Aynur
Aşk adı altında yaşadığını sandığı bu hisler, bir şeyler anlatıyor gibi görünse de aslında hiçbir şey anlatmıyor olması, gereksiz derecede okuru -yani o kişi ben oluyorum- yönlendirmeye çalışması ve ruh hali Kemal Bey’i bir psikiyatriye yönlendirmek isteğine ve onu yargılamam gerektiğini kendime sürekli hatırlatma ihtiyacı duyarak kitabı bitirmeye çalışmak benim için gerçekten zor. Ayrıca herkesin hülyalı bir şekilde romana, müzeye ve romanda geçen ruh dalgalanmasına yani Kemal’in aşkına hayran olması pek hoşuma gitmiyor. Füsun’un cüretkar bir bencil olması, Kemal’in objelerle yaşadığı cinsel haz betimlemeleri tüylerimi ürpertiyor. Yine de Orhan Pamuk bir iğreti hissi yaratarak romanın sonunu getirmek ve artık bitmesi için daha çok okumaya teşvik etmek gibi bir meziyeti varmış. İlk defa kitabını okuyorum ve muhtemelen son olacak. Bu kadar yoğun bir şekilde bir karakterden ve yazardan rahatsız olduğumu hatırlamıyorum. Üzerine tartışmalar yapmak isterdim gerçekten. İncelemenizde tarafsız yaklaşmaya çalışmış olmanızı tebrik ediyorum ben bu kadar metanetli olamayacağım. 🫠