Sonunda kaderini değiştirmişti işte. O Ligne Roset koltuklar ve Dunlopillo yataklar arasında ölmeyecekti; telaşlı bir ambulans tanıdık sokaklardan geçirmeyecekti onu. Banka hesabı, kolesterol hesabı, barem hesabı, vergi hesabı, kalori hesabı gibi onlarca hesapla dolu bir hayatı yaşamaktan ve bilgisayara dönüşmekten kurtulmuştu.
Oh, tüm çile ve kahırlar zaman değil miydi, tüm uğraşıp didinmeler, tüm korkular zaman değil miydi? Zaman aşılır aşılmaz, zaman düşüncesi kafadan çıkarılır çıkarılmaz dünyadaki bütün güçlükler, bütün düşmanlıklar silinip gitmiyor mu, yenilgiye uğratılmıyor muydu?