Biliyorum ki
“Sen bihaber, hayalin ile gûşelerde biz
Ta subh, olunca her gece ayş ü dem eyleriz”
beytini Baki de, Nefi de söyliyemezdi, Nedim'den önce kimse söyliyemezdi. Aruz ölçüsünün o kıvraklığı, o akışı, o hali elde etmesi için, Nedim'in gelmesi gerekti.
1 Kimdür diyen ki sen güzelün mübtelâsı yok
Servi kadün hevâsına başda belâsı yok
2 Bîmâr-ı 'aşka nice tabîb eylesün 'ilâc
Bu hasteliğin evveli vü intihâsı yok
3 Bu kaśr-ı zer-nigârun içinde nigâr ile
Olunca 'ayş u nûşa bakasın bekâsı yok
4 Ben bende bildügüm bu cihânun senün gibi
Hükm-i hükûmet eyleyici pâdişâsı yok
5 Sebzî ölünce cevr ü cefâsını çek yüri
Sana bu kalur itmege yârun safâsı yok
1 Sâkiyâ mey vir bahâr u lâle-zâr elden gider
Gül gibi ten bâda varur rûzgâr elden gider
2 Bâkî kılmaz vasl-ı yâra olma mağrûr ey gönül
Hâr-ı fürkat öldürür ol gül-'iźâr elden gider
3 Şol kadar şeydâlığum vardur düşüp bî-hûş olup
Gördügümce ol perîyi ihtiyâr elden gider
4 Elde iken nakş-ı hüsnün 'âşıkun kadrini bil
Çün bilürsin dilberâ nakş u nigâr elden gider
5 Bir haŧitı sebzün hevâsına düşüp Sebzî müdâm
'Ayş u nûş it çünki eyyâm-ı bahâr elden gider