işret ü nûş / ayş-ı nûş
Birine yaklaşırken başkalarını unut ki, kalbin kıyaslama yapmasın
bir çiçeği koklarken utanmaktır aşk ve iftar etmeden sevmektir mahtubeyi acziyetimden beslenen yıldırımlar bütün azapları içeren gürültüsüyle kabul görmemiş mucizeleri kapıma yığarken efsunuyla irkildim yasak meyvenin bir nevvah edasıyla elimden tut rehnüma aynalarımı sehl-i mümteni kıvamında tezyin et esrarıyla boğuldum hicret kokan terennümlerin çıldırmış yıldızların pençesi boğazımda acıkınca putunu yiyen hedonistlerin gel seninle bir medeniyet kuralım uzağında güzel günlerin işçilik bedeli denizin dibinde teyemmüm etmek mi taşa sürsem kıvılcım çıkardı hüznümü tevil eden kelimeleri hakkını verdim uçurumlarda yürümenin göklerden yevmiyemi getirsin hüma sarhoş bir tevessül , meçhul bir istifham linç ediyor hafızamı rehnüma mevsimi geçti mi yoksa yeniden dirilmenin hoyrat detaylarda boğulurken kainat me'yus bir ihtilale kurban gitti mülk-ü dil oysa kalu-bela'da gördüğüm hayat bu değil yed-i beyza düşleriyle titrerken içim hudutlarında çürüyorum müptezel bir saltanatın ruhumdan türeyen bir tufana yeniliyorum gül beklediğim kapılardan kovuluyorum
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hayâlinden gelür gam hâtıra cânâneden gelmez Sitem hep âşinalardan gelür bigâneden gelmez Hased evkatına ol arif-i âlem-şinâsın kim Elinden cam düşmez kûşe-i meyhâneden gelmez Umarsın bir nüvâziş açdığı bin zahm içün amma Bu insaniyyet ey dil gamze-i cânâneden gelmez Misâl-i halka tutdum gûşumu ebvâb-ı âfâka Sadâ-yi nağme-i ayş-ü tarab her hâneden gelmez N'ola güstâh olursa piş-i gülde bülbül ey Nabi Mürâât-ı edeb dest-i dil-i mestâneden gelmez Nabi
Şiir
Dolandırılmaya bilinçli olarak mahal vermek*
Siz siz olun aklınızı kullanın, yoksa böyle kışın ortasında dışarda ays amerikano içer kendinizi zehirlersiniz.🥸🤓📖 📍 Ümraniye Çarşı 22.01.26
Duygu ve Düşünce
Vefasızlık, şehrin yağmurlarına işlemişti sanki havasında ve toprağında eksik olmayan… AYS
Bercesteler - Nedim
Sen bî-haber hayâlin ile gûşelerde biz Tâ subh olunca her gece ayş u dem eyleriz Esdikçe bâd-ı subh perîşânsın ey gönül Benzer esîr-i turra-i cânânsın ey gönül Güllü dîbâ giydin ammâ korkarım âzâr eder Nâzenînim sâye-i hâr-ı gül-i dîbâ seni Gülüm şöyle gülüm böyle demektir yâre mu’tâdım Seni ey gül sever cânım ki cânâne hitâbımsın
Alıntı