Ömrünün bu en güzel gecesini, ömrünün bu en korkunç gününün takip etmesi mi mukadderdi ? Neydi bu içinden çıkılmaz meseleler ? Neydi bu mavi göğe veya sevgil bir yüze bakmayı zevk olmaktan çıkaran hisler ve üzüntüler ?
Hayatta hiçbir şey ona kıymetli görünmemiş, peşinden koşmak, erişmek, sahip olmak arzusunu vermemişti. Etrafına daima bir yabancı gözüyle bakmış, hiçbir yere bağlanmak arzusu duymamış, bu yalnızlığın gururu içinde memnun olmaya çalışmıştı.