“Yaşamın her anında her rolü üstlenebiliyoruz. Sinik, ürkek, korkak, hain, saldırgan, vahşi, fedakâr olabiliyoruz. Bu yüzden yoğun, karmaşık ve alabildiğine hain, mutsuz ve acımasızız. Çünkü yalnızız. Yapayalnız. Çünkü sevmeyi bilmiyoruz. Sevilmeyi de. Çünkü hayatı öğretmediler bize. Her şeyi el yordamıyla bulduk. Hep geç kalarak. Ve artık birçok şeyi unutmuş olarak.”
“insan her an bir kavşaktaydı; gördüğü, dokunduğu, yaşadığı, yaşayamadığı ne varsa onlara yaslanarak ya o yolu seçecekti, ya da ötekini. Tabii, bu seçim yalnızca belirlenen yolun gidiş yönünü göstermiyor, aynı zamanda ileride, yönlerin düğümleneceği başka kavşakların kaderini de çiziyordu.”