Dünya denen çukura düşmüş herkes, her zaman sadece kendisiyle alakadardır. Söylenmiş ya da kursakta düğümlenmiş kelimeler, bu hakikati değiştiremez. Öyleyse onlara neden bel bağlayayım?
Evvela bir ip geçiyor insanın eline. İpin ucu. Bütüne ulaşmak için, asılıp yavaş yavaş çekmek gerekiyor. Çözülen bir yumaktan ziyade, giyilmekten yıpranmış eski bir hırkayı sökmeye benziyor hatırlamak. Her an olmadık bir noktada dugumlenebilir ip. Kopabilir oradan.