Araştırmalar, beden dilinin ve sesimizdeki tonlamanın söylediğimiz kelimeden çok daha tesirli ve önemli olduğunu söyler. Yani söylediğimiz kelimede problem olmasa da, beden dilimiz veya sesimizin tonlaması şiddet içeriyor olabilir.
Oysa itaate alışan çocuk, sürekli itaat etmeye meyleder. Çocukluğunda alıştığı gibi, kendinden güçlü bir otoritenin boyunduruğu altına girmeye çalışır. Bu bazen kötü bir arkadaş grubu, bazen kendini döven bir eş, bazen olumsuz bir cemaat olabilir. Bulunduğu grubun yanlış olduğu, kurtulması gerektiği ona anlatılsa ve zihnen bunun farkında dahi olsa çoğu zaman 'hayır' demeye güç yetiremez. Kendini döven kocasına 'dur' diyemez, arkadaşları madde kullanmaya teşvik etse 'hayır' deyip karşı koyamaz, içinde bulunduğu cemaatin hatalarına karşı çıkıp bu böyle olmaz' uyarısında bulunamaz çünkü annesi tarafından sürekli 'evet' demeye mecbur bırakılmıştır.