Kuran'ın kendisi peygamberin dünyayı nasıl okuduğuna bir örnekti ve onun ardında giden herkes, dünyayı onun gibi okuyup şahadetlerini yazmalı ve bunları başkalarına aktarmalıydı.
Yazar bir kadın olarak, bir kadını bu kadar iyi tahlil edebilir. Okurken kendinizi o dönemde sanki yanıbaşlarınızdaymış gibi hissediyorsunuz. Aynı zamanda kişisel olarak kendinizi sorgulama haline geçiyorsunuz.Ve şu soruyu soruyorsunuz :nasıl? Teslîmiyet,tevekkül, sabır, ayrılık, vuslat,özlem, sevgi ve pek çok duyguyu bir arada yaşıyorsunuz. Sonunda anlıyorsunuz ki sebepler alemindeyiz. Zahmet çekmeden rahmet olmuyormuş. Asla ümitsizliğe kapılmamak, Rabbine sonsuz güvenmek. Hz. Hacer annemizde böyleydi çok zorluklar çekti ama çok sabretti. Çölde elinde çocuğuyla yalnız başına kaldı. Ama vazgeçmedi. Tevekkül etti. Rabbine yöneldi.
Ve onun soyundan En büyük peygamber doğdu. Hz. Muhammed (sav). Kitapta kadının önemini vurguluyor aslında. Her kadın Hz. Hacer olabilir,olmalıdır. Hz. Hacer'i, Hz. Hacer yapan onun yürüyüşündeydi. Yolu büyük yapan yürüyenin yürüyüşünden kaynaklanır. Kalemine sağlık yazarın. Özellikle kutsal topraklara gitmeden mutlaka okumak lazım. Say yaparken aklınıza hep bu kitap gelecek.