Bir çırpıda okunması,külfetli olmaması,insanı zorlamaması ,bir toplu taşıma ve yolculuk arkadaşı olmasının da neticesiyle Zweig eserleri günümüzde en çok okunanlar arasında. Satranç kitabı için evet okuduğum en güzel kitaplardandı,beni derinden etkiledi diyemeyeceğim. Her eserinde olduğu gibi bunda da çok çarpıcı bir olay yok,genellikle karakterlerin kişilik özellikleri ve duygularına yer verilmiş. Satranç kitabında ağır basan şey kibir ve hırs olmuş. Bana göre satranç tahtası her şeyin önünde bir metafor. Hayatında hiçbir şeye sahip olamamış,ötekileştirilmiş bir karakter görüyoruz. Hayatını bir 'piyon' olarak geçirmiş. Beyaz renkler onun hayatında ilk defa bir şeyde başarılı olduğu,takdir edildiği zaman hissettiği görülme ve birey olma hazzı yani birnevi piyonluktan ,önce vezirliğe sonra krallığa yükselmesi.Siyahlar ise siyahla özdeşleştirilebilecek kibir ve hırs gibi kötü duygular. Yani krallığa yükseldiğini hissettiğindeki tüm davranışları.En sonunda hezimete uğrayıp daha yolun çok başında olduğunu ,vezirlik makamında yer aldığını fark ettiğinde, piyonluğa düşme korkusuyla korkması ve kaçması..
Bir kadın yazarın dilinden toplum içinde kadın olmak,kadın hissetmek,zayıflıklarımız,güçlü yönlerimiz,bazen birbirimize yaptığımız eziyet,bazen de el ele verip güçlenmek ..