ays

ays
@aysenurdeps
15 okur puanı
Ağustos 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·177 syf.··
2026 3. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2026 15:12
Kumarbaz. Kitabın sonunda neden kitabın isminin Kumarbaz olduğunu anladım. Okurken keyif aldım çünkü hikâyesi merak uyandırıcıydı; üstelik her aşamada beklenmedik şeyler oluyordu. Aleksey İvanoviç’in hikâyesi, karakterini kendime çok uzak bulsam da, sonlara doğru insanların yaşadıkları hayata ve alıştıkları şeylere yön vermelerinin ya da bunları değiştirmenin ne kadar zor olduğunu hissettirdi. Herkes paranın çok önemli olmadığını söyler (önemli olan mutluluk der) ama yaşam, her noktada paranız olmadığında sizi değersizleştirir. Aleksey aşıktı ama Polina’ya mı, yoksa kumara mı? Garip olan ise döngüyü kırmak aklına geliyordu ama insan kendini kendi gözünde değersizleştirirse bir adım atmak bile imkânsız hâle gelir. Tam olarak Aleksey, Polina tarafından sevileceğine hiç inanmıyordu çünkü yaşam standartlarını değiştirmek için, Rusların alışkanlığı olarak bahsedilen o rulete veda etmesi gerekirdi.
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·112 syf.··
2026 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 00:03
Bu kitabı neredeyse her mecrada gördüm ve insanlar tarafından sürekli önerildi. Ancak bu dostluk hikâyesini beğenmedim; açıkçası içinden anlamlı bir mesaj da çıkaramadım. İki yoldaş anlatılıyor: biri saf, diğeri zeki. Ama hikâyenin sonunda yoldaşlardan biri diğerini öldürüyor. Zaten bahsedilen hayat ve hayalini kurdukları yaşam, günümüzde de hâlâ var olan bir durum. İnsanlar sürekli daha rahat bir hayatın peşinde. Bu kitabın neden bu kadar çok önerildiğini gerçekten anlayamadım. Belki de duygusal zekâ herkes için aynı olmadığı içindir, bilemiyorum.
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,4bin okunma
10/10
·174 syf.··
2025 15. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2025 15:36
NADİR KOPYALAR. Patricio, yani kitabın yazarı, bir sahaf dükkânına sahip; hayal dünyası oldukça geniş ve bilgi birikimi güçlü bir beyfendi. Kitap, Patricio’nun dükkânına gelen, farklı özelliklere sahip ve toplumun çeşitli kesimlerini temsil eden insanların ziyaretlerini yazarın gözünden anlatıyor. Bu kitapta en sevdiğim şey, anlatılan hikâyelerle birlikte çok değerli ve bazıları pek bilinmeyen eserleri öğrenmek oldu. Kitap bittiğinde, yazarın okura tavsiye ettiği eserlerden oluşan bir derleme yer alıyor; özellikle kitap okumaya yeni başlayanlar için inanılmaz kıymetli bilgiler, tavsiyeler içeriyor. Ve mutlaka herkeste bulunması gerektiğini düşündüğüm bir kitap; çünkü Patricio’nun tecrübeleri sanki tüm sahafların ortak diliymiş gibi hissettiriyor. Dış görünüşün ve yansıttığın kişiliğin içindeki sanat sevgisine engel midir? Asla. Sahaf dükkânına girenlerin görüntüsü, merak ettikleri,yaşantıları eserlerle uyuşmasa da; ya da dış görünüşün bilgi birikimini ele vermemesi durumu, bana önyargının ne kadar kötü bir şey olduğunu bir kez daha gösterdi.
1000Kitap
Nadir KopyalarPatricio Rago · Epona Kitap · 202550 okunma
6/10
·48 syf.··
2025 14. kitabı
Nasıl ölünür? Yaşamın hâlâ sürdüğü bir bedende ölümü tatmak ne kadar farklı olabilir ki? Kitapta beş ayrı sınıftan insanın (aristokrat, burjuva, esnaf, köylü, işçi) ölümleri konu alınıyor ve bu durum kısa hikâyelerle anlatılıyor. İnsanların cenazelerinin ya da ölüm süreçlerinin ister şatafatlı ister yoksul ve zorlu şartlarda olsun, sonuca hiçbir etkisi olmadığını görüyorum. Ölüm, yaşamın gerçek sırrıdır; hatta yaşamın mucizesi bile ölümdür. Bir gün öleceğimizi bilmesek, yaşam bize bu kadar kıymetli gelir miydi? Peki biz insanlar ölüm karşısında ne yapmalıyız? Malı, mülkü, parayı mı düşünmeli? Uzun uzun yas mı tutmalı? Yoksa “acizlik” dediğimiz şey aslında başka bir şey mi?
1000Kitap
Nasıl ÖlünürEmile Zola · Can Yayınları · 202024,3bin okunma
10/10
·272 syf.··
2025 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2025 19:39
Toplumsal olarak birbirimizi taklit ettiğimiz ve iyiyi kötüyü ayırt etmeksizin alıştığımız tüm saplantılı, abartılı haz duygularını nasıl da ruhumuzda besleyip büyüttüğümüzü gözler önüne seriyor. Dorian, insanların güzellik algısına fazlasıyla hitap eden, bedensel olarak herkesi büyüleyen bir güzelliğe sahipti. Öylesine güzel ve kusursuzdu ki günahları ve kötülükleri bedenine değil, suretine yansıyan portresine işliyordu. Kibir onun bizzat içindeydi güzelliğini korumak isterken çevresini kötüleştiriyordu.. Ve Dorian, herkes gibi bir gün yaşlanacağını biliyordu; gençlik onun için her şeydi. Bir gün arkadaşının onu resmettiği portreye bakarken, hep oradaki gibi kusursuz kalmayı diledi ve dileği gerçek oldu. Yaş almasına rağmen güzelliği ve gençliği değişmedi; fakat portresi çürümeye başladı. Günahlarının yansıması, portredeki suretinde beliriyordu. Kitap çok anlamlı; en ilgi çekici yanı ise portrenin yaşlanıp Dorian’ın genç kalması. Bu, sanki hepimizin içinde gizlice taşıdığı bir istek. Ancak gerçekler, hiçbir zaman güzelliği affetmez…
1000Kitap
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · İş Bankası Yayınları · 202198,9bin okunma