yağmura,nisana ve yaşıma aldanıp
uçurumları kıyı sanarak
ve dağlar erişilmeyince acı verir
sözünü unutarak
kaf dağına gitmek istedim
ırmak inadıyla yürüdüm uzaklara
bir derviş olup yürüdüm uzaklara
yanıldı denektaşım geriye döndüm
Kutsal Sözler Panayırı’na sığınıp
ipeksi bir sessizliğe büründüm..
İbrahim Tenekeci
“Soldan sağa altı harfli bir tatlı , Meltem.”
Bir anlığına zaman katlandı sanki. Defterin sayfalarından babaannem çıktı, bulmacanın kutularından dedem. Ömrüm boyunca aradığım o güven duygusu, kayıplarımın arasında saklanmış bir hazine gibi önüme serildi.
O an, içimde yıllardır aç kalan bir yanım doydu. Çocukluğumun elleri üzerimdeydi. İlk defa kendimi gerçekten tamamlanmış hissettim. Bu kadarcık bir sevildiğini bilmeydi hayattan istediğim.
Sınava girmeden önce babannemin geldiğini hayâl ettim. Dedemle kol kola girmişler, soluk soluğa öbür dünyadan okul bahçesine yetişmeye çalışıyorlar. Yorulmuşlar. Hayalimde okul bahçesinde bir banka oturttum onları. Benim için dua ettiler sınav boyunca , o kadar kimsesizdim ki yokluklarından medet umuyordum.
…
Ama kalbin süveydası varmış ve o da kara anlamındaymış. Niyet sevaba götürdüğü gibi günaha da açılan kapıymış. İnsan ikisinin arasında hem malûm hem meçhulmüş.