Yalnızlık, yakınlık duygusunun yaşanamaması acıyı güçlendirici bir etki gösterir. Kronik ağrılar belki de tıpkı çizikler gibi gibi bedenin ilgi ve yakınlık hatta sevgi isteyen çığlıkları, günümüzde temasın seyrek hale geldiğini işaret eden etkileyici ipuçlarıdır. Görülen o ki ötekinin iyileştirici elinin eksikliğini duyuyoruz.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir balığın sırtını güvenilir bir ada zanneden denizci Sinbad insan ahmaklığının kalıcı bir metaforudur. Ögeler tarafından uçuruma çekilmesi sadece bir zaman meselesi iken kendini güvende zanneder insan. Özellikle Antroposen’de insan her zamankinden daha korunaksızdır. Doğaya uyguladığı şiddet daha güçlü bir şekilde kendisine geri dönmektedir.
Sayfa 38 - Metis Yayınları ~ Antroposen: sanayi devrimi sonrası çağ·Kitabı okudu
Mutluluğu şeyleşmekten kurtaran bizzat acıdır. Ona süreklilik kazandırır. Acıdır mutluluğu taşıyan. Acılı mutluluk bir oksimoron değildir. Her yoğunluk acı vericidir. Tutku acı ve mutluluğu bir araya getirir. Derin mutluluğun içinde bir acı anı vardır. Acı ve mutluluk, Nietzsche’nin deyişiyle”ikiz kardeşlerdir, birlikte büyüyen… Ya da birlikte güdük kalan.” Acı engellendiğinde mutluluk yavanlaşıp sıkıcı bir rahatlığa dönüşür. Acıya duyarlı olmayan insan derin mutluluğa kapısını kapatmıştır. 
Kaçmayı daha kolay buldum. Her şeyden, herkesten kaçmanın soluklanacak bir durağı var, ama kendinden kaçıyorsan durmadan kaçıyorsun, durduğun, dinlendiğin bir an bile olmuyor.Şunca senedir yaptığım bundan başka bir şey değildi. kendimi yarım hissediyordum. Yarım yamalak… Bu yarımlığı hatırlamamak için üstünü örtüyordum kendimin. Görünmez olana kadar.
İnsan böyle bir şey. Nerede,hangi yaşta olursa olsun,kabuğunu kırıp içine baksan içi cılk yara. Yarasız,dertsiz,sırsız insan yok da,işte kimisi üstünü iyi örtüyor.