“artık seksen yaşımdayım ve bu tuhaf davranış bozukluklarından kurtulmam imkansız. zaten böyle bir şey de istediğim yok. hiç istemedim, hiçbir zaman olduğumdan başka olmak istemedim. neye sahipsem hepsini çok sevdim. seksen yıldır kendimi çok sevdim. gözlerimi, gözlerimin gördüğü her şeyi, kulaklarımı, kulaklarımın duyduğu her sesi, yüreğimi, yüreğimin hissettiği her duyguyu, ellerimi, ellerimin yaptığı her işi, ayaklarımı, ayaklarımın götürdüğü her yeri, hatta insanların içine saplanan bir iğne gibi saplanan, şu incecik, tiz sesimi bile, sorgusuz sualsiz sevdim; ben kendimi sevdim. sadece kendimi.”