Yazarın payına düşecek kâr oranı azalacak olmasına karşın, kadir kıymet bilen doğru dürüst bir avuç okurun varlığı, bir yazar için, varlığıyla yokluğu binlerce ilgisiz okurdan daha iyi ve sevindiricidir.
Yaşam kısadır, öbür dunyada hiç kimseye burada devirdiği kitapların sayısı sorulmayacaktır. Bu yüzden degersiz okumalarla vakit oldurmek akıllıca olmadığı gibi zararlı bir davranıştır. Bunları söylerken asla kötü kitapları düşünüyor değilim; özellikle vurgulamak istediğim şey, okumanın kalitesidir.
Sanatçıya gelince, öfkesini, küçümsemesini, kızmasını açığa vurabilmek için zahmetten kaçmayarak yeni bir dil arıyor kendine, buluyor ve öğreniyor bu dili. Sövüp saymaların işe yaramayacağını seziyor ve böyle bir yola başvuranların haklı sayılmayacaklarını görüyor.
Sıradan vatandaş, hayaller ve düşerlerle oyalananları aklından zoru olanlara benzetmeyi sever. Vatandaş, sanatçı gibi, dindar biri, filozof biri gibi kendi iç dünyasındaki uçurumlara dalmayagörsün, hemen aklını kaçıracağını doğru olarak sezer. Söz konusu uçuruma ister ruh diyelim, ister bilinçaltı, ister başka bir şey, yaşamın bütün kıpırtı ve dürtüleri burdan fışkırıp gelir.