“Arzum eskisinden daha az değildi, yanlış anlama. Ama artık kendimi o arzuyla özdeşleştirmiyorum. Belki bu arzular bu yüzden insanlara felaket getiriyor. Arzularımızla özdeşleşince, onları fazla ciddiye alınca, yalnız hayal kırıklığına karşı duyarlılığımızı artırmakla kalmıyoruz, ayrıca o arzuların serbestçe ve kolayca yerine gelmesini zorlaştıracak bir atmosfer yaratıyoruz.”
“– Bizde olmayan bir şey var. Onu arzu etmeye mecburuz.
– Neymiş o?
Kudra yağmurun ilk damlalarına karşı ceketinin düğmelerini ilikleledi.
– Bizi isteğimiz dışında ölüme mahkûm eden, o bilinmez mahkeme üzerinde bir parça etki. Ölümü, doğumun bir sonucu olarak değerlendiren yasada bir reform.”
“Arzu kelimesi, ortada bizim olmayan bir şeyin varlığını gösteriyor. Eğer her şeyimiz varsa, o zaman arzu olamaz; çünkü isteyecek bir şey kalmamış olur. Bence Buda’nın bize söylemek istediği de bu. Her şeyimiz var. Hepimizin. Her zaman var. O halde arzu etmek gereksizdir. Soluk alabilmek için sustu. Arzunun heyecanını ve hayal kırıklığını ortadan kaldırmak için, isteyebileceğimiz her şeyin, ihtiyacımız olabilecek her şeyin zaten bizde de var olduğunu anlamamız, uyanmamız gerek.”