aysu şirin

aysu şirin
@aysusirin
bedenimdünyadaruhumkafasınagöre
İstanbul, 10 Kasım 1990
1732 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
“Karşında duran bu budalanın amacı doluluktur, eksiksizliktir, boş bir kusursuzluk değil.”
Sayfa 129 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu
Ben...
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Ölümü evcilleştirebilmek için, hayattan zevk almayı tümüyle reddediyorlar. Önceden yarı yarıya ölü onlar. Üstelik sonunda bu fedakârlıklarının kendilerine bir yararı olacağından da emin değiller. İyi insanlar hepsi! Bu seçimlerine saygı duymak zorundayım. Ama karşında duran bu budalanın amacı doluluktur, eksiksizliktir, boş bir kusursuzluk değil.”
Sayfa 129 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu
Psikoloji-İnsan ve Toplum
“Eğer arzu, ıstırabı getiriyorsa, belki akıllıca arzu etmediğimizdendir ya da arzu ettiğimiz şeyi ustaca elde etmesini bilmediğimizdendir. Kafalarımızı dua seccadelerine gömüp saklayacağımız yerde, tahriklere karşı çevremize duvarlar öleceğimiz yerde, arzularımızı doyurma konusunda ustalaşsak daha iyi değil mi? Selamet denilen şey zayıflar içindir. Benim inancım bu. Ben selamet istemiyorum. Ben hayat istiyorum. Hayatın da tümünü istiyorum. Sefaletini de harikuladeliğini de. Eğer tanrılar zevkten vergi istiyorsa öderim. Ama vergilerine her seferinde itiraz ederim, karşı çıkarım. Woden ya da Şiva ya da Buda ya da o Hristiyan adam… neydi adı?.. Onlar buna saygı göstermiyorsa, o zaman onların gazabına da razıyım. Hiç değilse bu zengin, yuvarlak gezegende, önüme serdikleri şöleni tatmış olurum, dişsiz bir tavşan gibi ondan kaçmamış olurum. En güzel şeylerin, bu dünyaya sırf bizi denemek için, büyük ödülü almamızı daha zorlaştırmak için getirildiğine inanmıyorum. Boşluğun güvenliğini de istemiyorum. Hayatı bu kılığa sokmak insanlara da tanrılara da yakışmaz.”
Sayfa 128 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu
İnanç
“Burada öğrettiklerine göre varoluşun çoğu ıstırap çekmek. Istırap da arzulardan geliyor. Demek ki eğer arzuları ortadan kaldırabilirsek, o zaman ıstırabı da kaldırmış oluruz. Bu tabii doğru bir bakıma. Dünyada çok ıstırap, çok sefalet var, tamam; ama bir yığın da zevk var. Eğer bir insan ıstıraptan kurtulmak uğruna tüm zevkleri de en baştan reddediyorsa, ne kazanır? İçinde ne ıstırap ne de zevk olmayan bir hayat boş bir hayattır. Nötr bir hayattır. Aslında lamaların amacı da yoklugun hiçliği zaten. İsteyerek hiçliği aramak ise yenilgiden bile beter. Kudra, bu teslim olmak demek. Korkakça teslim olmak. Bu zavallı yavru bebecikler, acı çekmekten öylesine korkuyorlar ki, hayatın en tatlı zevklerini feda edip canlarının yanmasından o sayede yakayı sıyırıyorlar. Bu tür bir zayıflığa insan nasıl saygı duyar? Bilerek yavanı, sıradanı, güvenliyi kucaklayan, bunu sırf hayal kırıklığının getireceği acıdan kurtulmak için yapan bir insanı, nasıl bağrına basabilirsin?”
Sayfa 128 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu
Yaşam ve Ölüm
“Belki benim özlediğim şey kusursuzluk değil de eksiksizlikti. Hayattan kaçmaya adanmış bir hayatta da eksik olan bir taraf var.”
Sayfa 128 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Hayat