Aysusu

'...Gözlerini mucizelerle doldur, hayatı on saniye sonra ölecekmişsin gibi yaşa', dedi. 'Dünyayı gör. Fabrikalarda üretilen veya bedeli ödenen herhangi bir rüyadan daha fantastiktir o. Garanti isteme, güvenlik isteme... öyle bir hayvan hiç olmadı. Olsaydı bile her gün, bütün gün bir ağaçtan baş aşağı sarkan, hayatını uyuyarak geçiren büyük tembel hayvanla akraba olurdu. Bunun canı cehenneme... ağacı sars ve o büyük tembel hayvanı kıçının üstüne düşür', dedi.
Sayfa 185 - İthaki·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Herkes ölünce ardında bir şeyler bırakmalı, derdi dedem. Bir çocuk, bir kitap, bir tablo, inşa edilmiş bir ev veya duvar, yapılmış bir çift ayakkabı. Veya ekilmiş bir bahçe. Elinin bir şekilde dokunduğu bir şey, öldüğünde ruhunun gideceği bir yer olsun diye; böylece insanlar ektiğin o ağaca veya çiçeğe baktığında, sen orada olursun. Ne olduğu önemli değil, dokununca onu değiştirdiğin ve ellerini çektiğinde sana benzeyen bir şeye dönüştürdüğün sürece, derdi. Sadece çim biçen adamla bahçıvan arasındaki fark dokunuştadır, derdi. Çimleri biçen adam orada hiç olmamış gibidir; bahçıvansa bir ömür boyu orada olacak.
Sayfa 184 - İthaki·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
Ama insanın muhteşem tarafı budur; sil baştan yapmaktan vazgeçecek kadar umutsuzluğa veya tiksintiye kapılmaz asla...
Sayfa 181 - İthaki·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
"Karım kitapların 'gerçek' olmadığını söylüyor." "Bunun için Tanrı'ya şükür. Onları kapatabilirsin, 'Bir saniye bekle,' diyebilirsin. Ona Tanrı rolü oynarsın. Oysa insanı bir televizyon odasına tohum attığında hapseden pençeden kim kendini kurtarabilmiş ki?
Sayfa 106 - İthaki·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
Kitaplardan bu kadar nefret edilmesinin ve korkulmasını sebebini şimdi anlıyor musun? Onlar hayatın yüzündeki gözenekleri gösterir.
Sayfa 105 - İthaki·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat