Kitap esasen üç kişi etrafında dönüyor; iki sevgili ve bir arkadaş. Kuziki yaşama veda eder. Geride kalan sevgilisi Naoko ve arkadaşı Vatanabe içinse yas dönemi başlar. Naoko yaşadığı bunalımı atlatabilmek için bir rehabilite merkezinde tedavi görürken; Vatanabe içinse hayat yas ile harmanlanmış halde akıp gider. Naoko ve Vatanabe'nin ilişkisi ise çok daha karmaşık bir duruma sürüklenecektir. Kitapta var olan karakterler aslında birer arayıştadır. Naomi, Vatanabe, Reiko ve Midori'nin tek ortak noktası da budur ve yine dördü de hem ne aradığını bilmez hem de aradığını bulamazlar. Vatanabe ve Naoko arasında yaşanan aşk kitabın yan hikayesi bence. Karakterlerin yaşadığı iç çatışmalar, kayıplar, her birinin yolculuğu ve yolda olgunlaşması bence asıl konu. Bir içsel yolculuk hikayesi...
Haruki Murakami ile sonunda tanıştık :) Okuması keyifli, akıcı bir kitaptı (her ne kadar ben süründürmüş olsam da...) ama buhranlarla, bunalımlarla ve intiharlarla dolu bir akışı vardı. Bu sebeple çok pozitif bir hissiyat bırakmadı bende ama sevmedim de diyemem. Ben karakterlerin iç dünyasını okumaktan keyif alan bir okuyucuyum. Yazarın tarzını bu anlamda sevdim. Buna rağmen İmkansızın Şarkısı'nı tanışma kitabı olarak seçmek bir hataydı diye düşünüyorum. Ve birde yoğun erotizm içermesi bir noktada rahatsız ediciydi. Yazın sıcak günlerinde değil ama sonbaharda okuması daha keyifli olacak bir kitap kesinlikle.
Keyifli okumalar!