Gecenin yarattığı sanrılar, etten de olsalar, hayal ürünü de olsalar, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte dağılıp yok olurlardı, bu ışıklar dünyayı yeniden düzene sokar ve her zamanki yörüngesine oturturlar, kuralları her seferinde en baştan yazarlardı.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gerçek yaşam rastlantılar konusunda bizlere hep romanlardan ve başka kurgulardan daha tutumlu davranır, tabii rastlantı prensibinin dünyaya hükmeden yegâne güç olduğunu kabul edersek durum değişir, böyle olursa yaşanılan rastlantılara da en az yazılı olanlar kadar değer vermeliyiz, tam tersi de geçerlidir.
Leylak Zamanı, ortak bir noktaları olan sekiz farklı kişiyi anlatıyor. Ortak noktaları, hepsinin hafta sonu için Dublin'den Rathdoon'a leylak rengi bir minibüsle gitmesi. Tanışıyor olmalarına karşın kimse kimsenin iç dünyasına ve yaşantısına çokta hakim değil aslında. Kitapta her bir kişinin ismi bir bölüme verilmiş ve esas olarak o kişiyi ele almış yazar. Sırasıyla Nancy, Dee, Mikey, Judy, Kev, Rupert, Celia ve Tom'un hayatına konuk oluyoruz. Nancy hariç tüm karakterleri önce bir başkasının gözünden okuyup sonra karakterin kendi bölümüne gelince derinine inmek çok güzeldi. Başkasının onun hakkında bildikleri ve düşündüklerinin dışında bambaşka biri çıktı hepsi. Kitabın gerçek hayata yakın olması hoşuma gitti açıkçası. Herkesin, görünenin aksine bambaşka hayatları, bambaşka sorunları ve mücadele şekilleri var; Leylak Zamanı da tüm bunları içeren bir kitap.
Eğer yoğun bir kitaptan sonra biraz dinleneyim, çıtır çerez bir şeyler okuyayım diyorsanız bir göz atın derim. Kafa yormadan, üzerine çok düşünmeden, okuması kolay ve keyifli bir kitap.