“ Ya ben yanılıyorsam , ya insanoğlu gerçekten de aşağılık bir yaratık değilse ... Genel olarak ,bütün insan soyu ,demek istiyorum ... O zaman demek oluyor ki alt tarafı bir boş inançtan , önyargıya dayanan bir kuruntudan ibaret... Hiçbir temeli yok onların ... Her şey olması gerektiği gibi “
Demek hayat böyle iki aldım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi . Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanmadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldamayan düşünceler neye yarardı ? Yaşayışımıza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve muhitin verdiği şekili kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat, daha makul değil miydi ?