Kendi dehasının kılavuzluğunda ilerleyen, başka deyişle, kendi kendine düşünen, dışarıdan hiçbir zorlama olmaksızın ve doğru bir şekilde düşünmesini öğrenmiş insan, kendisini doğru yoldan saptırmayacak şaşmaz bir pusulaya sahiptir. bu yüzden bir insan, ancak kendi düşüncelerinin kaynağı kuruduğu zaman okumalıdır, ki çoğu zaman en iyi kafaların durumu bu merkezdedir.
Diğer yandan bir kimsenin eline bir kitap alarak kendi öz malı olan düşüncelerini ürkütüp kaçırması, büyük bir günahtır. Bunun tabiattan yüz çevirip ölü bitkiler müzesini seyretmeye giden, yahut harikulade bir manzarayı bir taş baskıdan ya da gravürden incelemeye çalışan bir adamdan farkı yoktur.(/)