Tuğba Ay

Tuğba Ay
@aytugba
Okumak ve öğrenmek, herhangi bir kimsenin kendi özgür iradesiyle yapabileceği şeylerdir; fakat "düşünmek" böyle değildir. Düşünmek, tıpkı bir ateş gibi bir cereyanla ya da hava akımıyla tutuşturulmalı ve konuya duyulan bir ilgi ile beslenmelidir.
Sayfa 130
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kendi dehasının kılavuzluğunda ilerleyen, başka deyişle, kendi kendine düşünen, dışarıdan hiçbir zorlama olmaksızın ve doğru bir şekilde düşünmesini öğrenmiş insan, kendisini doğru yoldan saptırmayacak şaşmaz bir pusulaya sahiptir. bu yüzden bir insan, ancak kendi düşüncelerinin kaynağı kuruduğu zaman okumalıdır, ki çoğu zaman en iyi kafaların durumu bu merkezdedir. Diğer yandan bir kimsenin eline bir kitap alarak kendi öz malı olan düşüncelerini ürkütüp kaçırması, büyük bir günahtır. Bunun tabiattan yüz çevirip ölü bitkiler müzesini seyretmeye giden, yahut harikulade bir manzarayı bir taş baskıdan ya da gravürden incelemeye çalışan bir adamdan farkı yoktur.(/)
Sayfa 131
Okuduğumuz düşünce ile içimizde uyanan düşünce arasındaki ilişki, tarih öncesi zamanlardan kalma bir bitkinin fosilleşmiş kalıntısının, baharda tomurcuklanan bir bitkiyle ilişkisi gibidir. Okumak, bir insanın kendi düşüncelerinin yerine bir ikameden başka bir şey değildir. Bir insan, böylelikle düşüncelerinin dizginini,çekmesi için başkalarının eline verir.(X//)
Sayfa 131
Sence doğa için, baharlar yazlar çok güzel, yağmurlar karlar çok mu kötü? Doğumlar mucize, ölümlerse bir felaket mi? Tohumların patlaması bereket, depremlerin olması lanet mi? Elbette hayır… Olan olur… Hem de olması gerektiği gibi adilce olur… Bir şeylere iyi diye adanmak, bir şeylerden kötü diye kaçınmak; doğayı, evrensel düzeni ve varoluşu reddetmek demek değil midir? O halde evrensel doğaya meydan okumak yerine, dengeyi öğrenmelidir insan.
Sayfa 85