Aytuğ KARGI

Aytuğ KARGI
@aytugkarg
Paspal edebiyatçı BE-AT! Junkie Monk MSGSÜ Türk Dili ve Edebiyatı
Kitap okuyup bir şeyler yazmak
Lisans
İstanbul
İstanbul, 5 Ağustos 2001
3 okur puanı
Ocak 2024 tarihinde katıldı

Aytuğ KARGI

, bir kitap okudu
9/10
·207 syf.··
2024 1. kitabı
Hande Ortaç
7.4/10 · 42 okunma
Reklam
GERÇEKLİK ALGISININ SINIRLARINDA DOLAŞAN BİR KADININ SES KAYITLARI: SAKİNLER
9/10
·207 syf.··
2024 1. kitabı
Hande Ortaç, yeni kitabı Sakinler’de deliliğin ve travmatik geçmişin derinliğine iniyor. İstismar, aile travmaları ve kariyerinde yaşadığı zorluklar dolayısıyla her şeyi geride bırakmak isteyen bir kadının anlatısı bu. Günümüz toplumunda kadının ötekileştirilmesini, patriyarkal toplumun eril düşüncelerini ve normal olanın ne olduğunu sorgulatan bir roman. Adeta bir karşı çıkışın romanı. Ortaç, travmatik bir giriş yapıyor romana: istismar. Bir kız çocuğunun ailesi tarafından koruma adı altında yapılan ötekileştirmeyi okuyoruz. Sonuç çok açık: olan her şeyden kendini sorumlu tutan bir kadın. Benlik kontrolünün çok küçük yaştan başladığını anlıyoruz böylelikle. Aynı zamanda toplumdaki normun bizi nasıl ‘normalleştirdiğini’ görüyoruz. Tabii buna normalleşmek denebilirse… Kariyer hayatında da her şeyi kontrol etmeye çalışmanın sonucunda “deliren” kahramanımız, soluğu burada alıyor. Peki neresi burası? Birtakım şahsiyetlerin yeni bulduğu bir ‘iyileşme’ yöntemi üzerine yapay bir aile ortamı kuruluyor. Aile ortamında insanların farklılıklarıyla bir olup birey olabileceklerine inanan bu psikolog-psikiyatrist bozması kişiler, bireyselliği öldüren ilk normun aile tarafından oluşturulduğunu bilmiyor tabii. Toplumda yaşamanın ön koşulu, benliğini kaybetmek onlara göre: “Eğer bir toplum içinde yaşamaya kararlıysak olduğun gibi davranma safsatasını artık rafa kaldırmanın zamanı gelmiş. Buradaki sürecimde artık kalple değil mantıkla hareket etme aşamasındaymışım.” Kahramanımız, hiyerarşik bir düzenin olduğu ve kimin iyileştiğine en eskilerin karar verdiği bu yerde soluğu kamera odasına alıyor. Güvenlik görevlisiyle birlikte olduktan sonra buraya girme hakkını kazanmış kadın, yaşadığı her şeyi biz dinleyicilerine -okurlarına- direkt olarak aktarıyor. Dinleyici oluyoruz aslında çünkü
2024 Okuma Raporları
SakinlerHande Ortaç · İletişim Yayınları · 202342 okunma
Oteldekiler: Var ve Yok Arasındaki Derin Boşluk
Puan vermedi
Vicki Baum, iki savaş arası dönemin buhranlı ve bir o kadar da eğlenceli hikâyesini anlatıyor Oteldekiler’de. Aslında bir döngü romanı bu, savaş öncesinin kazananları, savaş sonrasının kaybedenleri. Yahut tam tersi! Çeşitli karakterlerin psikoportrelerini veriyor bize Baum. Savaşın yarattığı derin boşluk hissiyatından ani bir kaçışın olduğu bu dönemde insanlar, içi doldurulmuş peluş oyuncaklara benziyor biraz da aslında: “Sigara yakar gibi insanlarla tanışılıyordu. Birkaç nefes alınıyor, mümkün olduğu kadar tadına bakılıyor, sonra da küçük bir kıvılcım söndürülüveriyordu.” Altı ana karakterin birbirinden farklı maceraları, dönemin sosyolojik yapısını gözler önüne seriyor: Savaşta yüzünün yarısını varoluş amacıyla beraber kaybeden Doktor Otternschlag, ölmek üzere olduğunu öğrendiği için eski yaşantısını geride bırakan ve varoluş amacını müdürü Preysing’e özenerek bulmaya çalışan Fredersdorflu muhasebeci Otto Kringelein, maceraperest hırsız Baron Gaigern, dünyanın değişen zevklerinden nasibini almış dansçı Grusinskaya, modanın değişmesiyle işleri pek de iyi gitmeyen Saksonya Pamuk Şirketi genel müdürü Preysing, para kazanmak için değişen dünyada kendisine bir yer edinmeye çalışan Frualein Flamm. Grand Hotel’de kalan bu altı karakter birbirleriyle ilişki içerisinde olsa da bir o kadar birbirlerinden kopuktur aslında. Savaş sonrası dönemin etkileri her betimlemede farklı atmosferler yaratıyor okurun zihninde. Herr Doktor’un okuduğu gazetede de döneme ne kadar derin bir boşluk duygusunun hakim olduğunu görüyoruz mesela: “Yangınlar, cinayetler, siyasi çekişmeler. Skandal, borsada panik, muazzam servet kayıpları… Yüzyılın gürültülü işleyişi insanı kör, sağır ediyor, bütün duyuları öldürüyordu.” Gazetedeki bu tasvirin etkileri her sayfada kendisini hissettiriyor. Bir şey
2024 Okuma Raporları
OteldekilerVicki Baum · İletişim Yayınları · 202323 okunma
Bir Babanın Çöküşü Bir Kızın Direnişi
Puan vermedi
Tanguy Viel, yeni dönem Fransa edebiyatının özgün kalemlerinden. Telekız ise, baba ile kızının karşıtlığı üzerine kurulmuş, devlet hiyerarşisinin içindeki pisliği gözler önüne seren, bilinç akışının iç içe girdiği, patriyarkal düşüncenin genç bir kız ve boksör babasını ne hale getirdiğini gösteren bir roman. Tanguy Viel, bu romanında sıradan insanları mercek altına alıyor. Boksör bir adamın şöhret hikâyesini, aile dramasını, çöküşünü; kızının hayatta tek başına ayakta kalma çabasını, kendisine yabancılaşmasını birlikte okuyoruz. Romanın bir kısmı Laura’nın polislere verdiği ifadelerden diğer kısmı Max’ın geçmişini deşen hikâyelerden ve gelişen olayların seyrinden oluşuyor. Her sayfada olayların zaman akışını zihnimizde toparlıyoruz. Bilinç akışının sekteye uğratıldığı bir bölümle giriyoruz romana. Viel, sonraki bölümde araya girerek biz okurları uyarıyor: “Bu öykünün gerçekte ikisinden hangisinin, Max’ın mı yoksa Laura’nın mı öyküsü olduğunu söyleyemem, belki de boksörden başlamak gerekir, ama o olmasa Laura belediye binasının eşiğini aşamazdı, bu kesin, bunu biliyorum…” Üst-kurmacanın kendisini hissettirdiği bu şiirsel anlatım, tüm romana hakim. Max, Laura’nın babası, yaşını almış, bir zamanlar ünlü bir boksör, boş zamanlarında ise belediye başkanının şoförü. Max’ın hikâyesi onu devlet adamlarının (!) yanına sürüklüyor. Bir süre sonra şöhreti, ailesinin dağılmasıyla son buluyor. Laura, her şeyden sonra hayata tutunmaya çalışmış, modacıların (!) ilgisine maruz kalmış, magazin dergilerine nü pozlar vermiş, hayatının bu dönemlerini unutmak için babasına sığınmış bir kız. Viel bu iki bedenin zıtlığını bir reklam panosu üzerinden aktarıyor: “İşte taş duvarlar üstünde, ikisinin, baba ile kızın afişleri neredeyse üst üste binmiş gibiydi, her ikisinin de vücudu yarı
2024 Okuma Raporları
TelekızTanguy Viel · İletişim Yayınları · 202331 okunma

Aytuğ KARGI

, 1000Kitap'a katıldı.